DOLAR 48,60610,19%
EURO 56,1648-0,25%
ALTIN 6.716,57-1,01
BITCOIN 38553712.58%
İstanbul
24°

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

Haber Meclis

Haber Meclis

30 Ağustos 2026 Pazar

    Umut Oyuncuları” Kimsesiz Çocuklar İçin Sahnedeydi: Sanatın Şefkat Dolu Gücü

    Umut Oyuncuları” Kimsesiz Çocuklar İçin Sahnedeydi: Sanatın Şefkat Dolu Gücü
    1

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Yönetmen Ayhan Ünlü liderliğindeki ünlü tiyatro grubu “Umut Oyuncuları”, sanatın sadece sahne ışıklarından ibaret olmadığını, aynı zamanda güçlü bir sosyal sorumluluk taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi.

    Daha önce “Cehennemde 8 Gün: Hocalı Soykırımı” ve “Kızıl Elma: Şuşa’nın Uyanışı” gibi derin tarihi ve milli temaları başarıyla sahneye taşıyan deneyimli tiyatro ekibi, bu kez anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Grup, kimsesiz ve yetim çocuklara moral vermek ve yüzlerinde bir tebessüm oluşturabilmek amacıyla özel bir etkinlik düzenledi.

    Proje kapsamında, çocukların sevgilisi olan “Nasreddin Hoca Kazan Doğurdu” ve “Kırmızı Başlıklı Kız” oyunları sahnelendi. Miniklerin büyük bir neşeyle izlediği oyunlar, çocuklara unutulmaz ve moral dolu anlar yaşattı.

    Yönetmenliğini Ayhan Ünlü’nün üstlendiği oyunlarda; Arzu Altın, Ahmet Şenol, Nurten Uyan ve Zehra Özkan sergiledikleri başarılı performanslarla çocukların gönlünde taht kurdu.

    “Umut Oyuncuları” ekibi, sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüyle geleceğimiz olan çocuklara umut olmaya devam edeceklerini belirtti.

     

    Muhammed Osmanlı (İstanbul )

    Devamını Oku

    Türkiyeli İş İnsanından 715 Bin Dolarlık Dolandırıcılık İddiası

    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türkiyeli iş insanı Ercan Koçak, Azerbaycan’da dolandırıldığını iddia etti.

    “Qafqazinfo”ya açıklamada bulunan Koçak, “Bakı Tekstil Fabriki” başkanı Sekine Babayeva ile ortak iş yürüttüğü süreçte Azerbaycan’a gönderdiği 715 bin dolar değerindeki tekstil ürünleri ve tıbbi ekipmanın bedelini alamadığını öne sürdü. Koçak, konuyla ilgili kolluk kuvvetlerine başvurduğunu belirtti.

    Hakkındaki iddialara “Qafqazinfo” aracılığıyla yanıt veren Sekine Babayeva ise iddiaları reddetti. Ercan Koçak ile bir ortaklığının bulunmadığını ve karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını savunan Babayeva; tüm ödemelerin ve gümrük işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını, konunun ekonomik bir anlaşmazlık olduğunu ve gerekli belgelerin ilgili makamlara sunulduğunu ifade etti.

    Kaynak: Qafqazinfo.az

    Devamını Oku

    ANKARA’NIN KALBİ ETEMESGUT’A VİZYONER LİDERLİK: TÜRKBİRKON GENEL BAŞKANI HAKAN AKTÜRK ADAYLIK SÜRECİNİ BAŞLATTI

    ANKARA’NIN KALBİ ETEMESGUT’A VİZYONER LİDERLİK: TÜRKBİRKON GENEL BAŞKANI HAKAN AKTÜRK ADAYLIK SÜRECİNİ BAŞLATTI
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türk dünyasında ve uluslararası iş çevrelerinde takdir toplayan TÜRKBİRKON Genel Başkanı Hakan Aktürk’ün Etemesgut Belediye Başkanlığı adaylığı siyasi kulisleri hareketlendirdi.

    ANKARA (İHA) – Türk Dünyası ve Uluslararası İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKBİRKON) Genel Başkanı Hakan Aktürk, Başkent Ankara’nın en kritik ve stratejik ilçelerinden biri olan Etemesgut Belediye Başkanlığı için adaylık sürecini başlattı. Siyasi kulislerde ve ilçe genelinde büyük bir heyecan oluşturan bu hamle, Etemesgut halkı tarafından “büyük bir fırsat” olarak yorumlandı.

    Hayatı boyunca üstlendiği uluslararası görevler ve siyasi kulvarlardaki takdir toplayan çalışmalarıyla bilinen Aktürk’ün, Etemesgut’un çehresini değiştirecek küresel bir vizyona sahip olduğu vurgulanıyor. Türk devletleri nezdindeki saygınlığı ve uluslararası iş dünyasındaki başarılarıyla dikkat çeken Genel Başkan Hakan Aktürk’ün, Etemesgut’ta %100’ün üzerinde bir oy ve destek potansiyeline ulaştığı ifade ediliyor.

    “Ankara’nın Kalbi Etemesgut Hak Ettiği Yönetime Kavuşuyor”

    Siyasi değerlendirmelerde Ankara’nın kalbi ve milli iradenin önemli simgelerinden biri olarak kabul edilen Etemesgut’un, geçmiş dönemlerde yaşanan yönetsel aksaklıklar ve hizmet eksiklikleri nedeniyle büyük kan kaybettiğine dikkat çekildi. Aktürk’ün adaylığının, ilçede yıllardır biriken vizyon ve hizmet açığını kapatacağı belirtiliyor.

    Milliyetçi Ruh ve Küresel Vizyon Bir Arada

    Etemesgut halkının tarihsel birikimi ve yüksek milli hassasiyetleri ile örtüşen bir profile sahip olan Hakan Aktürk, Türk dünyasının birlik ruhunu yerel yönetim anlayışıyla buluşturmayı hedefliyor. Uluslararası diplomaside ve ekonomi kulislerinde kazandığı tecrübeleri Etemesgut’un kalkınması için seferber edeceğini belirten çevreler, bu gelişmenin ilçeye muazzam bir ivme kazandıracağı görüşünde birleşiyor.

    TÜRKBİRKON çatısı altında Türk devletleri arasında kurduğu ticari, sosyal ve kültürel köprülerle adından sıkça söz ettiren Aktürk’ün Etemesgut vizyonu; modern şehircilik ilkeleri, şeffaf belediyecilik, sosyal adalet ve yerel ekonomik kalkınma hamlelerini kapsıyor. Etemesgut halkının sabırsızlıkla karşılamaya hazırlandığı Hakan Aktürk’ün sahadaki çalışmaları ve adaylık süreci yakından takip ediliyor.

    Diğer yandan, kendisine belediye başkanlığı adaylığı yönünde yoğun teklifler ulaştırılan TÜRKBİRKON Genel Başkanı Hakan Aktürk’ün henüz nihai kararını açıklamadığı öğrenildi. Türk devletleri arasında adeta mekik dokuyarak başarılı temaslara imza atan Genel Başkan Aktürk’ün, “Devletimizin ve milletimizin her kademesinde hizmet etmeyi kutsal bir görev sayarız” anlayışıyla hareket ettiği kaydedildi. Kamuoyunun ve siyasi çevrelerin merakla beklediği bu süreçte, Genel Başkan Hakan Aktürk’ün nasıl bir yanıt vereceği ise Etemesgut’ta ve Türk dünyası kulislerinde sabırsızlıkla bekleniyor.

    YAYIN TARİHİ: 21 Ağustos 2026

     

    KATEGORİ: Siyaset / Yerel Yönetimler

     

    SERVİS YERİ: ANKARA

    Devamını Oku

    TÜRKBİRKON GENEL BAŞKANI HAKAN AKTÜRK’TEN KAMUOYUNA ÖNEMLİ AÇIKLAMA

    TÜRKBİRKON GENEL BAŞKANI HAKAN AKTÜRK’TEN KAMUOYUNA ÖNEMLİ AÇIKLAMA
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    “Bölücü Terörle Mücadelede Gösterilen İrade, Türk Dünyasının ve İş Dünyamızın Geleceğinin Teminatıdır”

    Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerimizde, geçmiş yıllarda terör örgütü PKK’nın sivil halk üzerinde kurmaya çalıştığı baskı, kamu düzenine ve milletin huzuruna yönelik en büyük tehditlerden biriydi. 1980’lerden itibaren tırmanan ve 1990’lı yıllarda zirveye ulaşan eylemlerde; yolların kesilmesi, kimlik kontrolleri, sivillerin ve iş insanlarının dağa kaçırılması, sözde “yargılama” adı altında gerçekleştirilen infazlar ve bölge esnafından zorla haraç toplanması gibi vesayet girişimleri hafızalardaki tazeliğini korumaktadır.

    Terör örgütünün o dönemdeki eylemleri yalnızca Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle sınırlı kalmamış; Karadeniz Bölgesi’ne de sızma girişimlerinde bulunulmuş, Trabzon’un Maçka ve Çaykara gibi ilçelerinde güvenlik güçlerimize ve sivillerimize yönelik hain saldırılar düzenlenmiştir.

    Tarihsel Süreçte Yaşanan Eylemler ve Kayıplar

    Sivil ve Kamu Görevlisi Hedefleri: Bölgeye hizmet götüren öğretmenler, mühendisler, doktorlar ve sağlık çalışanları doğrudan hedef alınmış; okullar, hastaneler, baraj inşaatları ve şantiyeler bombalanarak bölgenin sosyo-ekonomik gelişiminin önüne geçilmek istenmiştir.

    Karakol Baskınları ve Unutulmayan Saldırılar: 1990’lı yıllarda ve 2000’lerin başında Taşlıçay, Samanlı, Aktütün, Dağlıca gibi sınır karakollarına yönelik çok sayıda baskın düzenlenmiş; yüzlerce evladımız vatan savunmasında şehit düşmüştür.

    Silahsız Askerlerin Hedef Alınması: 24 Mayıs 1993 tarihinde Bingöl-Elazığ karayolunda birliklerine teslim olmaya giden silahsız 33 erin şehit edilmesi, örgütün acımasız yöntemlerinin en somut örneklerinden biri olarak tarihe geçmiştir.

    Şehir Merkezlerindeki Eylemler ve Hendek Operasyonları: Ankara Merasim Sokak (2016), Kızılay Güvenpark (2016) ve İstanbul Beşiktaş (2016) eylemleri gibi şehir merkezlerini hedef alan bombalı araç saldırılarıyla kitlesel kayıplar hedeflenmiştir. 2015-2016 yıllarında Cizre, Silopi, Sur, Nusaybin ve Yüksekova gibi ilçe merkezlerinde kazılan hendekler ve kurulan barikatlarla “özyönetim” ilan edilmeye çalışılmış, ancak Silahlı Kuvvetlerimiz ve Emniyet güçlerimizin “Hendek-Barikat Operasyonları” ile bu girişimler tamamen bertaraf edilmiştir.

    2000’li Yıllardan İtibaren Güvenlik Doktrinindeki Değişim

    Son 20 yılı aşkın süreçte, Türkiye’nin terörle mücadele konseptinde köklü bir zihniyet değişimi yaşanmıştır. “Terörü kaynağında yok etme” ve “kesintisiz operasyon” stratejisine geçilerek terör örgütlerinin sınırlarımız içindeki ve dışındaki varlığına yönelik kararlı adımlar atılmıştır.

    Yerli ve Milli Savunma Sanayii: İHA (Bayraktar TB2, Anka) ve SİHA’ların (Akıncı, Aksungur) envantere girmesiyle birlikte, terör unsurlarının hareket kabiliyeti sınırlandırılmış, sınır ötesi nokta operasyonlarla örgütün sözde üst düzey kadrosu etkisiz hale getirilmiştir.

    Sınır Ötesi Harekâtlar: Fırat Kalkanı (2016), Zeytin Dalı (2018), Barış Pınarı (2019) ve Pençe-Kilit operasyonları ile sınır hatlarımız boyunca kurulmak istenen terör koridoru parçalanmıştır.

    Karakol ve Sınır Güvenliği: Sınır hatlarında inşa edilen modüler beton duvarlar, optik kuleler ve yüksek güvenlikli “Kalekol” yapılar sayesinde karakol baskını riski neredeyse tamamen ortadan kaldırılmıştır.

    Hukuki ve İdari Adımlar: Terör örgütüne finansal, lojistik ve siyasi destek sağladığı tespit edilen belediyelere Anayasa ve kanunlar çerçevesinde kayyım atamaları gerçekleştirilmiş; örgüt yöneticileri ve yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı isimler yargı kararları doğrultusunda cezaevine gönderilmiştir.

    Siyasi Değerlendirmeler ve İttifak Tartışmaları

    Metinde dile getirilen siyasi eleştiriler, Türkiye’nin son dönemdeki seçim süreçlerinde terör örgütünün siyasi uzantılarının ve uzantılara yakın söylemlerin takındığı tutuma dayanmaktadır. Seçim dönemlerinde HDP/DEM Parti çizgisinin aldığı pozisyonlar, milletlerarası ve ulusal siyasetteki ittifak arayışları kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmıştır.

    Cumhur İttifakı ve destekçileri, yürütülen terörle mücadele politikasının tavizsiz bir şekilde sürdürülmesini savunmakta; muhalefet blokunun terörle iltisaklı yapılarla kurduğu dolaylı ya da doğrudan temasları sert bir şekilde eleştirmektedir. Buna karşın muhalefet kanadı da terörün her türlüsüne karşı olduklarını ve yasal siyaset zeminini savunduklarını ifade etmektedir.

    Sonuç ve Duruş Beyanı

    Geçmişte vesayet odaklarının, terör eylemlerinin ve güvenlik zaaflarının gölgesinde kalan Türkiye; bugün kendi savunma sanayisini kuran, sınır ötesinde operasyon kabiliyetine ulaşan ve terörün belini kıran bir ülke konumuna gelmiştir.

    Bu kararlı mücadelede, devletin bekasını ve milletin birliğini her şeyin üstünde tutan, terörün kökünü kazıma noktasında tavizsiz bir irade ortaya koyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve duruşu son derece kıymetlidir. Ülkemizin huzuru, güvenliği ve geleceği için atılan her adımda Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında olduğumuzu, vatanın bölünmez bütünlüğü doğrultusunda yürütülen bu haklı mücadeleyi sonuna kadar desteklediğimizi açıkça beyan ediyoruz.

    Hakan AKTÜRK

    Türk Birlik ve Uluslararası İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKBİRKON) Genel Başkanı

     

     

    Devamını Oku

    Sokağa Çağrı Sorumsuzluğu, Millî İrade Vakarı ve Hukuka Saygı Uyarı Bildirisi

    Sokağa Çağrı Sorumsuzluğu, Millî İrade Vakarı ve Hukuka Saygı Uyarı Bildirisi
    1

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Kamuoyunun Takdirine ve Sağduyusuna Saygıyla Duyurulur
    ​ÖZGÜR ÖZEL VE YANDAŞLARININ SOKAĞI HEDEF GÖSTEREN, GENÇLERİMİZİ VE ÇOCUKLARIMIZI DEVLETE KARŞI KIŞKIRTAN SORUMSUZ SÖYLEMLERİNE KARŞI TARİHÎ UYARI BİLDİRİSİ
    ​Aziz Milletimiz ve Değerli Basın Mensupları,
    ​Son günlerde ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel ve yandaşları tarafından sistematik bir biçimde körüklenen; aziz milletimizi, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi ve körpe çocuklarımızı sokak hareketlerine kışkırtan, devlete ve bağımsız yargı mekanizmalarına karşı isyana teşvik eden sorumsuz, tehlikeli ve gayrimeşru söylemleri derin bir endişe ve esefle takip etmekteyiz. Siyasi rant elde etmek uğruna sokağı bir tehdit unsuru olarak öne sürenler, bu aziz milletin sivil meşruiyete ve devlet ebed müddet anlayışına olan sarsılmaz bağlılığını unutanlardır.
    ​Özgür Özel ve sokağı tek hak arama yeri gibi gösteren yandaş zihniyetine, Türk siyasi tarihinin en büyük haksızlıkları karşısında bu milletin evlatlarının sergilediği asil, sabırlı ve hukuk dairesindeki vakur duruşu bir kez daha ihtar etmek ve kendilerine tarihi derslerini hatırlatmak bir vatandaşlık borcudur:
    ​1. Başbakan Adnan Menderes’in İdamı (27 Mayıs 1960)
    27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle milletin helal oylarıyla seçilmiş Başbakan Adnan Menderes ve bakan arkadaşları düzmece mahkemelerle şehit edilmiştir. Milletimiz bağrından çıkan liderlerin bu acı akıbeti karşısında derin bir matem yaşamış; fakat Özgür Özel ve zihniyetinin bugün özlemini çektiği gibi asla sokaklara dökülmemiş, devletine isyan etmemiş, taşkınlık yapmamıştır. Sabırla meşru zemini beklemiş ve cevabını sandıkta vermiştir.
    ​2. Kışlalardaki İnanç Yasakları ve Evladının Yemin Törenine Alınmayan Analar
    Vesayetçi zihniyetin kışlalarda namazı ve ezanı yasakladığı, dindar subayları YAŞ kararlarıyla ordudan tasfiye ettiği dönemlerde; canından aziz bildiği oğlunu askere gönderen başörtülü analar nizamiyelerden içeri sokulmamış, nizamiyede gözyaşlarına boğulmuştur. Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi dahi sırf başörtüsü sebebiyle Ankara GATA hastanesine alınmamıştır. Bu büyük kitleler maruz kaldıkları bu aşağılayıcı zulümlere rağmen sokakları terörize etmemiş, devletine küsmemiş, vakarını korumuştur.
    ​3. Süleyman Demirel’in “Arabistan” Çıkışı ve İnançlı Gençliğin Dışlanması
    Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eğitim hakkı elinden alınan inançlı üniversite öğrencilerine “Gitsinler Arabistan’da okusunlar” diyerek kapıyı göstermiştir. Öz vatanında parya muamelesi gören o asil gençlik, bugün Özgür Özel’in yapmaya çalıştığı gibi yakıp yıkmamış, çocukları sokak barikatlarına sürmemiş, hakkını meşruiyet dairesinde aramıştır.
    ​4. Bülent Ecevit’in TBMM’de Seçilmiş Milletvekiline Yönelik Linç Girişimi (1999)
    1999 yılında meclis kürsüsüne çıkıp milletin seçtiği başörtülü milletvekili Merve Kavakçı için “Bu kadına haddini bildirin!” diye feryat ederek demokrasiye kara bir leke süren Bülent Ecevit ve o günkü vesayetçilere karşı, milletin evlatları sokakları anarşi zeminine çevirmemiş, sabırla had bildirecekleri ilk seçim sandığını beklemiştir.
    ​5. Ahmet Necdet Sezer’in Anayasa Kitapçığı Fırlatma Darbesi (19 Şubat 2001)
    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, Başbakan Bülent Ecevit’in önüne Anayasa kitapçığı fırlatarak devleti kilitlemesi ve ülkeyi 50 yıl geriye götüren Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizini tetiklemesi karşısında; esnaf, işçi ve sanayici büyük bedeller ödemiştir. Ancak hiç kimse devlete başkaldırmamış, isyan çağrılarına kapılmamıştır.
    ​6. Çevik Bir’in Sivil Siyasete Tehditleri ve Liderlerin Siyasi Yasakları
    28 Şubat cuntacısı Çevik Bir’in İçişleri Bakanı Meral Akşener’i “yağlı kazığa oturtmakla” tehdit ettiği hırçın dönemlerde, Refah Partisi kapatılıp Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a yasak getirildiğinde ve nihayetinde Recep Tayyip Erdoğan sırf okuduğu bir şiir yüzünden hapse atıldığında; milyonlarca seveni taşkınlık yapmamış, polisine taş atmamış, sabrımızı taşırmayın diyerek metanetle ve ferasetle devletinin yanında durmuştur.
    ​Ey Özgür Özel ve Yandaşları!
    ​Geçmişte bu asil millet, en haklı olduğu konularda, liderleri idam edilirken, inançları ve hakları gasp edilirken bile devletine, askerine, polisine el kaldırmamış, kamu malına zarar vermemiştir. Bugün ise haklarında hukuki soruşturma yürütülen birtakım şer odaklarını korumak, yasal süreçleri baltalamak amacıyla çocukları ve gençleri sokağa çağırarak devlete karşı kışkırtmak; en hafif tabirle basiretsizlik, en açık ifadesiyle milletin huzuruna kastetmektir.
    ​Hukuk karşısında herkes eşittir. Haklarında soruşturma açılınca kuduz gibi sokaklara dökülerek insanları kışkırtanlar, suçlu olduklarını gizleme telaşındadırlar. Temiz ve masum gençlerimizi, körpe çocuklarimizi kendi kirli siyasi emellerinize ve isyan provalarınıza kalkan yapmanıza bu aziz millet asla müsaade etmeyecektir.
    ​Özgür Özel ve yandaşlarını bir kez daha akıl, izan ve sağduyu sınırlarına dönmeye davet ediyoruz. Türk milletinin ferasetini hafife almayın, meşruiyet sınırlarını aşmayın, insanların temiz duygularını suiistimal ederek bu asil milletin sabrını taşırmayın. Haddinizi bilin ve bağımsız yargının işleyişine saygı gösterin!
    ​Kamuoyuna ihtar ve saygıyla duyurulur.
    ​Hakan AKTÜRK
    Türkbirkon (Türk Dünyası ve Uluslararası İş Dünyası Konfederasyonu) Genel Başkanı

    Devamını Oku

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.