DOLAR 46,1918 -0.01%
EURO 53,3431 -0.02%
ALTIN 6.318,48-0,01
BITCOIN 2846278-2.81691%
İstanbul
24°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Haber Meclis

Haber Meclis

29 Mayıs 2026 Cuma

    Sokağa Çağrı Sorumsuzluğu, Millî İrade Vakarı ve Hukuka Saygı Uyarı Bildirisi

    Sokağa Çağrı Sorumsuzluğu, Millî İrade Vakarı ve Hukuka Saygı Uyarı Bildirisi
    1

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Kamuoyunun Takdirine ve Sağduyusuna Saygıyla Duyurulur
    ​ÖZGÜR ÖZEL VE YANDAŞLARININ SOKAĞI HEDEF GÖSTEREN, GENÇLERİMİZİ VE ÇOCUKLARIMIZI DEVLETE KARŞI KIŞKIRTAN SORUMSUZ SÖYLEMLERİNE KARŞI TARİHÎ UYARI BİLDİRİSİ
    ​Aziz Milletimiz ve Değerli Basın Mensupları,
    ​Son günlerde ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel ve yandaşları tarafından sistematik bir biçimde körüklenen; aziz milletimizi, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi ve körpe çocuklarımızı sokak hareketlerine kışkırtan, devlete ve bağımsız yargı mekanizmalarına karşı isyana teşvik eden sorumsuz, tehlikeli ve gayrimeşru söylemleri derin bir endişe ve esefle takip etmekteyiz. Siyasi rant elde etmek uğruna sokağı bir tehdit unsuru olarak öne sürenler, bu aziz milletin sivil meşruiyete ve devlet ebed müddet anlayışına olan sarsılmaz bağlılığını unutanlardır.
    ​Özgür Özel ve sokağı tek hak arama yeri gibi gösteren yandaş zihniyetine, Türk siyasi tarihinin en büyük haksızlıkları karşısında bu milletin evlatlarının sergilediği asil, sabırlı ve hukuk dairesindeki vakur duruşu bir kez daha ihtar etmek ve kendilerine tarihi derslerini hatırlatmak bir vatandaşlık borcudur:
    ​1. Başbakan Adnan Menderes’in İdamı (27 Mayıs 1960)
    27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle milletin helal oylarıyla seçilmiş Başbakan Adnan Menderes ve bakan arkadaşları düzmece mahkemelerle şehit edilmiştir. Milletimiz bağrından çıkan liderlerin bu acı akıbeti karşısında derin bir matem yaşamış; fakat Özgür Özel ve zihniyetinin bugün özlemini çektiği gibi asla sokaklara dökülmemiş, devletine isyan etmemiş, taşkınlık yapmamıştır. Sabırla meşru zemini beklemiş ve cevabını sandıkta vermiştir.
    ​2. Kışlalardaki İnanç Yasakları ve Evladının Yemin Törenine Alınmayan Analar
    Vesayetçi zihniyetin kışlalarda namazı ve ezanı yasakladığı, dindar subayları YAŞ kararlarıyla ordudan tasfiye ettiği dönemlerde; canından aziz bildiği oğlunu askere gönderen başörtülü analar nizamiyelerden içeri sokulmamış, nizamiyede gözyaşlarına boğulmuştur. Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi dahi sırf başörtüsü sebebiyle Ankara GATA hastanesine alınmamıştır. Bu büyük kitleler maruz kaldıkları bu aşağılayıcı zulümlere rağmen sokakları terörize etmemiş, devletine küsmemiş, vakarını korumuştur.
    ​3. Süleyman Demirel’in “Arabistan” Çıkışı ve İnançlı Gençliğin Dışlanması
    Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eğitim hakkı elinden alınan inançlı üniversite öğrencilerine “Gitsinler Arabistan’da okusunlar” diyerek kapıyı göstermiştir. Öz vatanında parya muamelesi gören o asil gençlik, bugün Özgür Özel’in yapmaya çalıştığı gibi yakıp yıkmamış, çocukları sokak barikatlarına sürmemiş, hakkını meşruiyet dairesinde aramıştır.
    ​4. Bülent Ecevit’in TBMM’de Seçilmiş Milletvekiline Yönelik Linç Girişimi (1999)
    1999 yılında meclis kürsüsüne çıkıp milletin seçtiği başörtülü milletvekili Merve Kavakçı için “Bu kadına haddini bildirin!” diye feryat ederek demokrasiye kara bir leke süren Bülent Ecevit ve o günkü vesayetçilere karşı, milletin evlatları sokakları anarşi zeminine çevirmemiş, sabırla had bildirecekleri ilk seçim sandığını beklemiştir.
    ​5. Ahmet Necdet Sezer’in Anayasa Kitapçığı Fırlatma Darbesi (19 Şubat 2001)
    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, Başbakan Bülent Ecevit’in önüne Anayasa kitapçığı fırlatarak devleti kilitlemesi ve ülkeyi 50 yıl geriye götüren Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizini tetiklemesi karşısında; esnaf, işçi ve sanayici büyük bedeller ödemiştir. Ancak hiç kimse devlete başkaldırmamış, isyan çağrılarına kapılmamıştır.
    ​6. Çevik Bir’in Sivil Siyasete Tehditleri ve Liderlerin Siyasi Yasakları
    28 Şubat cuntacısı Çevik Bir’in İçişleri Bakanı Meral Akşener’i “yağlı kazığa oturtmakla” tehdit ettiği hırçın dönemlerde, Refah Partisi kapatılıp Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a yasak getirildiğinde ve nihayetinde Recep Tayyip Erdoğan sırf okuduğu bir şiir yüzünden hapse atıldığında; milyonlarca seveni taşkınlık yapmamış, polisine taş atmamış, sabrımızı taşırmayın diyerek metanetle ve ferasetle devletinin yanında durmuştur.
    ​Ey Özgür Özel ve Yandaşları!
    ​Geçmişte bu asil millet, en haklı olduğu konularda, liderleri idam edilirken, inançları ve hakları gasp edilirken bile devletine, askerine, polisine el kaldırmamış, kamu malına zarar vermemiştir. Bugün ise haklarında hukuki soruşturma yürütülen birtakım şer odaklarını korumak, yasal süreçleri baltalamak amacıyla çocukları ve gençleri sokağa çağırarak devlete karşı kışkırtmak; en hafif tabirle basiretsizlik, en açık ifadesiyle milletin huzuruna kastetmektir.
    ​Hukuk karşısında herkes eşittir. Haklarında soruşturma açılınca kuduz gibi sokaklara dökülerek insanları kışkırtanlar, suçlu olduklarını gizleme telaşındadırlar. Temiz ve masum gençlerimizi, körpe çocuklarimizi kendi kirli siyasi emellerinize ve isyan provalarınıza kalkan yapmanıza bu aziz millet asla müsaade etmeyecektir.
    ​Özgür Özel ve yandaşlarını bir kez daha akıl, izan ve sağduyu sınırlarına dönmeye davet ediyoruz. Türk milletinin ferasetini hafife almayın, meşruiyet sınırlarını aşmayın, insanların temiz duygularını suiistimal ederek bu asil milletin sabrını taşırmayın. Haddinizi bilin ve bağımsız yargının işleyişine saygı gösterin!
    ​Kamuoyuna ihtar ve saygıyla duyurulur.
    ​Hakan AKTÜRK
    Türkbirkon (Türk Dünyası ve Uluslararası İş Dünyası Konfederasyonu) Genel Başkanı