

TARİH: 18 Nisan 2026
SÖZCÜ: Hakan AKTÜRK – TÜRKBİRKON Genel Başkanı
Değerli Basın Mensupları ve Saygıdeğer Kamuoyu,
TÜRKBİRKON (Türk Dünyası ve Uluslararası İş Dünyası Konfederasyonu) olarak, son günlerde küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı üzerinde yoğunlaşan gerilimi ve Tahran rejiminin takındığı uzlaşmaz, provokatif ve saldırgan tavrı derin bir endişeyle takip etmekteyiz. Gelinen noktada, İran’daki mevcut teokratik ve otoriter yapının, sadece kendi halkına değil, tüm dünya ekonomisine ve barışına yönelik tehditkâr tutumu artık görmezden gelinemez bir boyuta ulaşmıştır. TÜRKBİRKON olarak, bu sorumsuz ve yıkıcı politikaları en sert dille kınıyor ve uluslararası toplumu net bir duruş sergilemeye davet ediyoruz.
1. Ekonomik Sabotaj ve Küresel Ticaretin Rehin Alınması
Hürmüz Boğazı’nın stratejik bir koz olarak kullanılarak, egemenlik haklarının kötüye kullanılması ve boğazın kapatılma tehdidi altında tutulması, küresel tedarik zincirine ve enerji piyasalarına vurulmuş en ağır darbelerden biridir. Kendi siyasi bekalarını ve yönetim koltuklarını koruma pahasına, dünya ekonomisini kasıtlı olarak kaosa sürüklemekten çekinmeyen bu anlayış; yapıcı bir devlet aklından ziyade, yıkıcı bir “kriz mühendisliği” ve açık bir “ekonomik sabotaj” sergilemektedir. Ticaretin serbest akışını engellemek, yalnızca devletleri değil, doğrudan dünya üzerindeki milyarlarca insanın refahını ve ekmeğini hedef alan bir düşmanlıktır. Bu durum, uluslararası hukukun açık bir ihlali ve küresel bir güvenlik sorunudur.
2. Kendi Halkına Yönelik Zulüm ve Savaşa Sürükleme Gayreti
Tahran rejiminin, iktidarını sürdürmek adına sivil hayatları, demokratik talepleri ve bölgesel huzuru pervasızca ikincil plana atması, uluslararası hukuk ve temel insan hakları nezdinde utanç verici ve kabul edilemez bir durumdur. İran halkının en temel haklarını, yaşama iradesini ve refah talebini şiddet ve baskıyla bastıran; kendi statükosunu korumak için toplumsal maliyetleri ve dökülen kanı hiçe sayan bu yaklaşım; modern dünyanın diplomatik, insani ve ahlaki normlarıyla tamamen ters düşmektedir. Mevcut yönetim, halkını yoksulluğa ve izolasyona mahkûm ederken, aynı zamanda bölgeyi istikrarsızlaştırarak savaşa sürükleme gayreti içindedir.
3. İnanç Değerlerinin İstismarı ve Köleleştirme Düzeni
Büyük bir üzüntü ve öfkeyle müşahede etmekteyiz ki; barışın, adaletin ve yüksek ahlakın temsilcisi olan İslam dini, İran rejimi tarafından kendi dar, ideolojik ve siyasi emellerine alet edilmektedir. Müslümanlık, hürriyeti ve insan onurunu yüceltirken; bölgedeki mevcut baskıcı yapı, inanç değerlerini bir “köleleştirme rejimi” ve toplumsal tahakküm aracına dönüştürmüştür. Hakiki İslam öğretisinden ve insani değerlerden tamamen kopmuş bu sapkın yönetim pratiği, manevi değerleri birer istismar ve baskı aracına dönüştürerek hem bölge halkına hem de inanç dünyamıza büyük bir zarar vermektedir. Bu durum, inanç dünyamızın kutsallarına yönelik de bir saygısızlıktır.
4. Uluslararası Topluma Diplomatik ve Tavizsiz Çağrı
TÜRKBİRKON olarak vurgulamak isteriz ki; dünya iş dünyası ve Türk dünyasının temsilcileri olarak bizler, ticaretin ancak güvenli, özgür ve öngörülebilir bir ortamda yeşerebileceğine inanıyoruz. Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarının ideolojik hırslara ve sorumsuz bir rejimin kaprislerine kurban edilmesi, yalnızca ekonomik bir kriz değil, doğrudan küresel bir güvenlik tehdididir.
Bölgedeki otoriter yapının, yapıcı diplomasiden uzak, kendi halkının ve dünyanın geleceğini hiçe sayan bu “yıkıcı” politikalarına ve açık saldırganlığına karşı tüm uluslararası aktörleri, sağduyuya, kararlı bir duruş sergilemeye ve Tavizsiz bir diplomatik baskı uygulamaya davet ediyoruz. Devlet yönetimi, halkın refahı, adaleti ve küresel barış için bir araç olmalıdır; baskı, ekonomik sabotajlar ve savaş çığırtkanlığı üzerine inşa edilmiş bir yapının sürdürülebilirliği mümkün olmadığı gibi, tolere edilmesi de düşünülemez. Uluslararası toplumun, bu tehdit karşısında birleşmesi ve gerekli yaptırımları uygulaması kaçınılmazdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Hakan AKTÜRK
TÜRKBİRKON Genel başkanı.
——————————————————-
سخنگو: هاکان آکتورک – رئیس کل تورکبیرکون (TÜRKBİRKON)
اصحاب محترم رسانه و افکار عمومی گرانقدر،
ما به عنوان تورکبیرکون (کنفدراسیون دنیای ترک و دنیای تجارت بینالملل)، تنشهای اخیر متمرکز بر تنگه هرمز که شریان حیاتی تجارت جهانی است، و رویکرد ناسازگارانه اقتدار سیاسی منطقه را با نگرانی عمیق دنبال میکنیم.
در نقطه کنونی، این مسئله که ساختار موجود با هدف حفظ وضعیت موجود در منطقه، نهتنها علیه ملت خود، بلکه با موضعی تهدیدآمیز علیه کل اقتصاد و صلح جهانی حرکت میکند، دیگر به ابعادی رسیده است که نمیتوان آن را نادیده گرفت.
۱. قربانی کردن ثبات اقتصادی در راه بقای سیاسی
نگه داشتن تنگه هرمز تحت تهدید بسته شدن با استفاده از آن به عنوان یک اهرم استراتژیک، یکی از سنگینترین ضرباتی است که به زنجیره تأمین جهانی و بازارهای انرژی وارد میشود. این ذهنیت که برای حفظ آمال سیاسی و کرسیهای مدیریتی خود، از کشاندن اقتصاد جهان به هرجومرج ابایی ندارد؛ بیش از آنکه یک عقلانیت سازنده دولتی را به نمایش بگذارد، یک مهندسی بحران ویرانگر را به تصویر میکشد. ممانعت از جریان آزاد تجارت، نهتنها دولتها، بلکه مستقیماً رفاه و معیشت میلیاردها انسان در سراسر جهان را هدف قرار میدهد.
۲. نادیده گرفتن ارزشهای انسانی و صلح
این وضعیت که رویکرد مدیریتی موجود، برای تداوم اقتدار خود، زندگی غیرنظامیان و آرامش منطقهای را در اولویت دوم قرار میدهد، از نظر حقوق بینالملل و حقوق بشر غیرقابل قبول است. این رویکرد که حقوق اساسی و اراده زندگی انسانها را تحت فشار قرار میدهد و برای حفظ وضعیت موجود خود، هزینههای اجتماعی را نادیده میگیرد؛ با هنجارهای دیپلماتیک و انسانی دنیای مدرن کاملاً در تضاد است.
۳. سوءاستفاده از ارزشهای اعتقادی و نظام بردهداری
ما با اندوه فراوان مشاهده میکنیم که؛ دین مبین اسلام که نماینده صلح، عدالت و اخلاق عالی است، توسط رژیم موجود ابزاری برای جاهطلبیهای سیاسی خود قرار گرفته است. در حالی که مسلمانی، آزادی و کرامت انسانی را گرامی میدارد؛ ساختار سرکوبگر موجود در منطقه، ارزشهای اعتقادی را به ابزاری برای “رژیم بردهداری” تبدیل کرده است. این شیوه مدیریتی منحرف که از آموزههای حقیقی اسلام فاصله گرفته است، با تبدیل ارزشهای معنوی به ابزارهای سلطه، هم به مردم منطقه و هم به دنیای اعتقادی ما آسیب بزرگی وارد میکند.
۴. فراخوان به جامعه بینالمللی
ما به عنوان تورکبیرکون میخواهیم تأکید کنیم که؛ ما به عنوان نمایندگان دنیای تجارت جهانی و دنیای ترک، بر این باوریم که تجارت تنها در محیطی امن و آزاد میتواند شکوفا شود. قربانی کردن نقاط عبور حیاتی مانند تنگه هرمز در راه جاهطلبیهای ایدئولوژیک، نهتنها یک بحران اقتصادی، بلکه یک مشکل امنیت جهانی است.
ما از همه بازیگران بینالمللی دعوت میکنیم تا در برابر این سیاستهای “ویرانگر” ساختار اقتدارگرا در منطقه که دور از دیپلماسی سازنده است و آینده ملت خود و جهان را نادیده میگیرد، با درایت عمل کرده و موضعی قاطع اتخاذ کنند. مدیریت دولتی باید ابزاری برای رفاه و عدالت ملت باشد؛ پایداری ساختاری که بر پایه فشار و خرابکاریهای اقتصادی بنا شده است، ممکن نیست.
به استحضار افکار عمومی میرسد.
هاکان آکتورک
رئیس کل تورکبیرکون
UNCATEGORİZED
18 Nisan 2026UNCATEGORİZED
18 Nisan 2026UNCATEGORİZED
18 Nisan 2026UNCATEGORİZED
18 Nisan 2026UNCATEGORİZED
18 Nisan 2026UNCATEGORİZED
18 Nisan 2026UNCATEGORİZED
18 Nisan 2026
1
کنفدراسیون دنیای ترک و دنیای بینالمللی کسبوکار (TÜRKBİRKON) نماینده سیاسی ایران، مانی حاجیحسینیگازستانی، اعلام کرد: “ما گامهای موفق ایران در سیاست خارجی را در عرصه سیاست جهانی با دقت دنبال میکنیم.”
165 kez okundu
2
TÜRKBİRKON GENEL BAŞKANI AKTÜRK ÜNLÜ MODACI BAYRAMOVA’LA TÜRK DEVLETLERİ KAPISINDAN GEÇTİ
150 kez okundu
3
AKTÜRK’TEN SERT UYARI: “AZERBAYCAN BİZİM NAMUSUMUZDUR, TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ BIRAKMAYIZ!”
143 kez okundu
4
5 MİLYON SURİYE’LİNİN TÜRKİYE’Yİ ASİMİLE EDECEĞINİ DÜŞÜNENLER 5 MİLYON SURİYE’LİYE TÜRKÇE ÖGRETEREK ASİMİLE ETTİ.BİR TARİH BİR DESTAN DAHA YAZILDI ALNIMIZA
136 kez okundu
5
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN ŞEREF VE HAYSİYETİNİ HERŞEY’DEN VE HERKES’TEN ÜSTÜN TUTARIM
119 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.