

Türbenin kuzeydoğu ayağında bulunan 33’e 42 santimetre ölçülerindeki mermer kitabede Ane Hatun’un ölümüne de değinilirken, “Ah kim bu kızı Morav Hanın – gitti bir narire’i hüsn idi şeha / Cennete arz-i cemal etdikde – reşkedüp hıdmetin itti hûra / Zumî der tarihini tiz öldü – Nâzeninim Ane Hanım hayfa” ifadeleri bulunuyor.
Günümüz Türkçesi’nde ise “Ah, yazık ki güzelliğin bir nuru olan Morav Han’ın kızı gitti; cennette yüzünü gösterdiğinde huriler onu kıskanıp hizmetinde bulundu. Şair Zümî ölümüne şu tarihi düştü: ‘Nazlı sevgilim Ane Hanım çok erken öldü, eyvah!’ anlamına geliyor. Kitabenin sonunda ise Hicri 1059 tarihi bulunuyor.
Tarihi kaynaklarda ise Ane Hatun’un Osmanlı hizmetine giren ünlü Gürcü komutan Giorgi Saakadze’nin kızı Ana Saakadze olduğu belirtiliyor. Osmanlı mimarisinde sıkça görülen baldaken tarzında inşa edilen türbe, dört tarafı açık kare planlı yapısıyla günümüze ulaştı. Kesme taştan yapılan türbenin dört ayağı sivri kemerlerle birbirine bağlanırken, üzeri kubbeyle örtülüyor. 3,38 metreye 3,38 metre ölçülerindeki türbenin içerisinde biri büyük, ikisi küçük olmak üzere üç mezar bulunuyor. Büyük mezarın Ane Hatun’a ait olduğu bilinirken, diğer iki küçük mezarın kitabeleri silindiği için kimlere ait oldukları kesin olarak belirlenemiyor.
Araştırmacı Taner Özdemir, “Tarihi açıdan değerlendirdiğimizde 17. yüzyılda Giorgi Saakadze dediğimiz Gürcü kralının kızı. Kendisi burada medfun bir şekilde yatıyor. Şimdi burada üç tane sanduka var. O sandukalardan bir tanesi Ane Hatun dediğimiz Gürcü kralının kızı, diğer ikisi de bazı tarihi kaynaklara göre Ane Hatun’un çocukları, bazı kaynaklara göre de Gürcü kralının diğer çocuklarına ait olduğu söyleniyor ama burası tam net bir şekilde ortaya çıkarılmamıştır” diye konuştu.
Özdemir, Gürcü kralının askeri hayatı hakkında bilgi vererek şu ifadeleri kullandı:
“Gerek Gürcü kaynaklar, gerek Osmanlı kaynakları, gerekse Cumhuriyet kaynaklarına baktığımız zaman Gürcü kralının özellikle 17. yüzyılda Osmanlı Devleti ve İran arasındaki mücadeleler sırasında arada kaldığını ve daha sonra Osmanlı Devleti’ne sığındığını ve Mehmet Paşa adını aldığını, 17. yüzyılın ilk yarısında da Halep’te öldüğünü biliyoruz. Fakat kızı Erzurum’da medfun. Rivayetlere göre yine Ane Hatun, Erzurum’da bulunduğu süreç içerisinde İslamiyet’i seçiyor, Müslüman oluyor. Şehrin içerisinde birçok hayır hasenat işlerinde bulunuyor ve şehir halkı tarafından çok seviliyor. Hatta biz bu sevgiyi nereden anlıyoruz? Erzurum’da Anne, Ane, Ana isimlerinin çok fazlaca olması bu bizim ifade ettiğimiz şeyleri doğruluyor. Tarihi kitabesine de baktığımız zaman ölüm tarihi olarak 1649 yılını görüyoruz. Dolayısıyla buranın, Murat Paşa Haziresindeki Ane Hatun Türbesi’nin de turizme kazandırılması gerektiğine inanıyoruz”
GÜNDEM
1 dakika önceGÜNDEM
4 dakika önceGÜNDEM
10 dakika önceGÜNDEM
31 dakika önceGÜNDEM
33 dakika önceGÜNDEM
52 dakika önceGÜNDEM
55 dakika önce
1
Enver Aysever’den Erdoğan’a destek: Bak birader, adamın tepesini attırma!
282 kez okundu
2
Kırıkkale’de vahşet! Damat, kayınpederi ve kayınvalidesini bıçakla yaraladı
213 kez okundu
3
İstanbul Boğazı’ndan 2 saat arayla 2 erkek cesedi çıkarıldı! Kimlikleri belli oldu
185 kez okundu
4
Son dakika: Trump’ın Türkiye sözleri! Erdoğan: Doğru söze ne denir? Tespitler yerinde
171 kez okundu
5
SON DAKİKA HABERLER | Bir çocukları vardı… Kocasını kalbinden bıçakladı! | Son dakika haberleri
161 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.