

Olay, 24 Mart 2016 günü saat 20.05 sıralarında Şişli Fulya’da meydana geldi.
Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberine göre Mezdeke grubunun eski dansçılarından Aynur Kanbur, yaşadığı apartmanın girişinde silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Kanbur kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Cinayet yıllarca aydınlatılamadı. Ancak İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın göreve başlamasıyla birlikte “Faili meçhul dosyalar incelemeye alınsın’ talimatı üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, dosyayı yeniden ele aldı.
REKLAM
Soruşturma kapsamında yıllar önce elde edilen güvenlik kamerası görüntüleri yeniden incelendi. Görüntülerdeki şüphelinin olay sonrası Barbaros Bulvarı yönüne yürüdüğü belirlendi. Daha sonra yapılan İstanbulkart incelemelerinde, Bülent Gündüz’ün olay günü saat 20.34’te otobüse bindiği, Zincirlikuyu’da aktarma yaptığı tespit edildi.
Bu incelemeler sırasında sosyal medya hesapları da mercek altına alındı. Savcılığın iddianamesine göre Bülent Gündüz’ün Facebook ve Instagram paylaşımlarında giydiği mavi-lacivert renkli, iç kısmı açık yeşil kapüşonlu poların, cinayet günü kameralara yansıyan kişinin üzerindeki kıyafetle aynı olduğu değerlendirildi. Ayrıca yüz hatları, kulak yapısı ve burun yapısının da görüntülerdeki kişiyle uyumlu olduğu belirtildi. Yapılan incelemede Bülent Gündüz’ün Aynur Kanbur’un akrabası olduğu öğrenildiği iddianamede yazıldı.
REKLAM
Soruşturmanın en kritik aşaması Bülent Gündüz’ün gözaltına alınmasının ardından yaşandı. Gündüz, hem emniyette hem de savcılıkta verdiği ifadelerde Aynur Kanbur’u öldürdüğünü kabul etti. Ardından olay yerinde yer gösterme işlemi yapıldı. Yer gösterme sırasında cinayeti nasıl işlediğini anlatan Gündüz, olay günü Mecidiyeköy tarafından yürüyerek apartmana geldiğini, Aynur Kanbur’u balkonda gördüğünü, daha sonra zile bastığını söyledi. İfadesine göre diyafonda kendisini kargocu gibi tanıttı ve “Paketiniz var” diyerek binaya girdi. Aynur Kanbur’un kendisini tanımasının ardından bağırmaya başladığını, bunun üzerine tabancasını çıkararak ateş ettiğini anlattı.
REKLAM
Bülent Gündüz ifadesinde, Aynur Kanbur’un dansçılık yapmasından rahatsız olduğunu ve bu nedenle cinayeti işlemeye karar verdiğini öne sürdü. Farklı bir suçtan dolayı cezaevindeyken televizyonda gördüğü Aynur Kanbur’dan hesap sormayı aklına koyduğunu, cezaevinden çıktıktan sonra tesadüfen karşılaşıp takip ederek evini öğrendiğini anlattı. Ancak savcılık bu anlatımı ikna edici bulmadı.
İddianamede, Bülent Gündüz’ün anlattığı senaryonun kendi içinde ciddi çelişkiler barındırdığı vurgulandı. Savcılık, Mezdeke grubunun 1990’lı yıllarda popüler olduğunu, Aynur Kanbur’un ise 2000’li yılların başında aktif dansçılığı bıraktığını belirtti. Ayrıca zanlının anlattığı tartışmayla cinayet arasında yaklaşık 8 yıl bulunduğuna dikkat çekildi. Savcılığa göre daha da dikkat çekici olan nokta, Bülent Gündüz’ün cinayet günü doğrudan Aynur Kanbur’un evine gitmesi oldu. Kamera kayıtları incelendiğinde şüphelinin adrese tereddütsüz şekilde ulaştığı, adeta “nokta atışı” yaptığı belirtildi. Savcılık bu durumun tek başına hareket edildiği iddiasıyla bağdaşmadığını değerlendirdi.
REKLAM
İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden biri de Aynur Kanbur’un cinayet günü evde yalnız olmasıyla ilgili değerlendirme oldu. Savcılık, Aynur Kanbur’un kızı Dilara ile birlikte yaşadığını hatırlattı. Buna rağmen Bülent Gündüz’ün yıllardır planladığını söylediği cinayeti, tam da Dilara’nın dışarıda olduğu ve Aynur’un evde yalnız kaldığı gün işlemesine dikkat çekildi. Bu durumun tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği belirtilirken, Bülent Gündüz’e Aynur Kanbur’un evde yalnız olduğu bilgisinin verilmiş olabileceğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu kaydedildi.
REKLAM
Savcılığın azmettirme iddiasını destekleyen en önemli unsurlardan biri HTS kayıtları oldu. İddianameye göre Bülent Gündüz’ün telefonu cinayetten kısa süre önce kapandı ve ertesi gün öğle saatlerine kadar açılmadı. Aynı şekilde Fazlı Kar’ın telefonu saat 19.58’de, Serdar Kar’ın telefonu saat 19.50’de, Yüksel Kar’ın telefonu ise saat 19.38’de kapandı. Üç telefon da ertesi gün öğle saatlerine kadar kapalı kaldı. Savcılık, şüphelilerin günlük yaşamlarında özellikle akşam ve gece saatlerinde telefonlarını kapatmadıklarını, buna rağmen cinayet günü hepsinin telefonlarını kapatmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Bu durumun güçlü bir şüphe oluşturduğu ifade edildi.
REKLAM
Bülent Gündüz, cinayette kullandığı tabancayı birkaç gün evinde sakladığını, ardından Emirgan-Kanlıca hattında çalışan küçük teknelerden birine binerek denizin ortasında attığını anlattı. Ancak bu anlatım da soruşturmanın dikkat çektiği başlıklardan biri oldu. Çünkü dosyaya göre o dönemde Emirgan-Kanlıca hattında çalışan iki teknenin Fazlı Kar ve Yüksel Kar ile bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Savcılık, bu ayrıntının da Bülent Gündüz’ün yalnız hareket etmediği yönündeki şüpheyi güçlendirdiğini değerlendirdi.
REKLAM
Şüphelilere ait telefonlarda yapılan incelemelerde dikkat çekici verilere ulaşıldı. İddianameye göre Bülent Gündüz, 2026 yılında Fazlı Kar’a yaklaşık 350 adet 9 milimetre fişek ve bir tabanca kutusunu gösteren fotoğraflar gönderdi. Ardından “Yokki şeklimiz bi silah alalım” ve “Olanı da gitti” mesajlarını attı. Daha sonra iki isim arasında yaklaşık yarım saat süren görüntülü görüşme yapıldığı tespit edildi. Serdar Kar’ın telefonunda ise Pietro Beretta marka tabanca fotoğrafı bulunduğu belirtildi.
REKLAM
İddianamede, Aynur Kanbur’u öldürdüğünü itiraf eden Bülent Gündüz ile cinayetin azmettiricileri oldukları öne sürülen Yüksel, Fazlı ve Serdar Kar arasındaki akrabalık bağına da dikkat çekildi. Savcılığın tespitine göre üç kardeş ile Bülent Gündüz teyze çocuklarıydı. Ayrıca Kar kardeşlerin annesi ile Bülent Gündüz’ün annesinin, Aynur Kanbur’un amcasının kızları olduğu belirlendi. Savcılık, bu akrabalık bağını dosyadaki diğer deliller ve aile içindeki geçmiş husumetle birlikte değerlendirdi
REKLAM
İddianamede savcılık, yalnızca Bülent Gündüz’ün itirafına dayanmadı. Şüpheliler arasındaki akrabalık ilişkileri, telefon kayıtları, olay günü kapanan telefonlar, silahın yok edilmesiyle ilgili anlatımlar, Aynur Kanbur’un yalnız olduğu günün seçilmesi ve dosyada bulunan diğer deliller birlikte değerlendirildi. Savcılık, tüm bu deliller ışığında Yüksel Kar, Fazlı Kar ve Serdar Kar’ın Bülent Gündüz’ü azmettirdiği, cinayetin önceden kararlaştırıldığı ve olay günü planın hayata geçirildiği kanaatine vardı.
REKLAM
Hazırlanan 29 sayfalık iddianamede Bülent Gündüz hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” ve ruhsatsız silah suçlarından, Fazlı Kar, Serdar Kar ve firari Yüksel Kar hakkında ise “tasarlayarak öldürmeye azmettirme” suçundan dava açılması talep edildi. Savcılık, tüm şüphelilerin ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi.
Aynur Kanbur cinayetiyle ilgili hazırlanan iddianame İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Böylece 10 yıl sonra Kanbur cinayetiyle ilgili yargılama süreci de resmen başladı.
Fotoğraflar: DHA
ÖNERİLEN VİDEO REKLAM advertisement100 REKLAM advertisement100
GÜNDEM
Az önceGÜNDEM
9 dakika önceGÜNDEM
13 dakika önceGÜNDEM
26 dakika önceGÜNDEM
35 dakika önceGÜNDEM
46 dakika önceGÜNDEM
1 saat önce
1
Enver Aysever’den Erdoğan’a destek: Bak birader, adamın tepesini attırma!
282 kez okundu
2
Kırıkkale’de vahşet! Damat, kayınpederi ve kayınvalidesini bıçakla yaraladı
213 kez okundu
3
İstanbul Boğazı’ndan 2 saat arayla 2 erkek cesedi çıkarıldı! Kimlikleri belli oldu
185 kez okundu
4
Son dakika: Trump’ın Türkiye sözleri! Erdoğan: Doğru söze ne denir? Tespitler yerinde
171 kez okundu
5
SON DAKİKA HABERLER | Bir çocukları vardı… Kocasını kalbinden bıçakladı! | Son dakika haberleri
161 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.