DOLAR 45,9049 0.04%
EURO 53,3690 -0.04%
ALTIN 6.568,80-1,22
BITCOIN 3437443-1.85682%
İstanbul
25°

AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Son dakika… Kılıçdaroğlu'ndan Özgür Özel'in teklifine yanıt geldi! Kurultay için işaret ettiği tarih
  • Haber Meclis
  • Gündem
  • Son dakika… Kılıçdaroğlu'ndan Özgür Özel'in teklifine yanıt geldi! Kurultay için işaret ettiği tarih

Son dakika… Kılıçdaroğlu'ndan Özgür Özel'in teklifine yanıt geldi! Kurultay için işaret ettiği tarih

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla Ankara’daki konutunun önünde gazeteciler ve ziyarete gelen vatandaşlarla bayramlaştı. Bayram tebriğini kabul eden Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

ABONE OL
Mayıs 27, 2026 14:34
Son dakika… Kılıçdaroğlu'ndan Özgür Özel'in teklifine yanıt geldi! Kurultay için işaret ettiği tarih
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı kapsamında yaptığı açıklamalarda Özgür Özel ile bayramlaşabileceklerini söyledi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, parti içinde ayrışma ve kavganın doğru olmadığını belirterek birlik mesajı verdi.Haberin DevamıHaberin DevamıMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisini arayarak bayramını kutladığını söyleyen Kılıçdaroğlu, görüşmenin tamamen bayramlaşma çerçevesinde geçtiğini ifade etti. “Sayın Bahçeli’nin öyle kibar bir özelliği var, arar. Karşılıklı iyi niyet mesajlarımızı ilettik” dedi.Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ile görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soruya ise “Olur tabii, niye olmasın? Bayramlaşma da olur” yanıtını verdi. Yüz yüze görüşme ihtimaline ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, “Niye gelmeyelim arkadaşlar? Biz düşman değiliz ki. Aynı partide görev yapan iki kişiyiz” ifadelerini kullandı.Haberin DevamıCHP’de yaşanan tartışmaların hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, partinin güçlü bir “itiraz kültürü” bulunduğunu belirterek, “Bu kültür partiyi diri tutar. Parti içinde birlik sağlanır, niye sağlanmasın?” dedi.Haberin DevamıHaberin DevamıKemal Kılıçdaroğlu’nun gazetecilerin sorularına karşılık verdiği cevaplar şöyle;Dün telefon meselesinden bahsetmiştiniz. Kimlerle iletişime geçtiniz? Ağırlıkta %99 vatandaşlar, partiler onlarla. Sayın Bahçeli, aradı, teşekkür ettim kendisine. Doğal olarak her bayramda bir şekliyle bayramlaşıyorduk. Sayın Bahçeli’nin öyle kibar bir özelliği var, arar.Haberin DevamıSürece dair de bir yorum oldu mu? Yok, hayır. Sadece bayramlaşma. Zaten bayramlaşmada başka konular doğal olarak konuşulmaz, görüşülmez. Onların iyi niyetleri, mesajları oluyor. Bizim de iyi niyetlerimiz, mesajlarımız oluyor. Karşılıklı teşekkür ederek telefonları kapatıyoruz.Sayın Özgür Özer ile bir görüşme olmadı ama olur tabii. Niye olmasın? Bayramlaşma da olur, tabii niye olmasın?Haberin DevamıTelefon mu bekliyorsunuz, aramayı mı düşünüyorsunuz?İkisi de olabilir, ikisi de olabilir. Yüz yüze gelir misiniz ya da? Niye gelmeyelim arkadaşlar? Biz düşman değiliz ki. Aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Dolayısıyla bütün partilerimizle buluşuruz, konuşuruz, görüşürüz. Bunlar bizim doğal görevlerimiz yani. Böyle ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı çok dönülemez noktalara taşımak doğru değil tabii, doğru değil.Bütün bayram mesajlarınızda birlik, beraberlik mesajı verdiniz ama parti de bunu sağlamak zor olacak mı acaba? Haberin DevamıNasıl günlerdir? Sağlanır, sağlanır. Partide sağlanır, niye sağlanmasın? Bizim partinin ciddi bir itiraz kültürü vardır ve bu itiraz kültürü partiyi diri tutar. Bu yeni değil daha, öteden beri olan bir gelenektir bu. Diğer partilerden farklıdır Cumhuriyet Halk Partisi ama sonuçta o itiraz edenler falan filan bir araya gelirler, otururlar, konuşurlar, tartışırlar ama partinin ana ekseninden ayrılmazlar.BAHÇELİ’NİN ORTAK FORMÜL ÖNERİSİ Şimdi o konulara girmek istemem. Her öneriyi siyasetçilerin değerlendirmesi onların görevleri arasındadır. Öneri gelir, önerilere bakılır, değerlendirilir. Katılırsınız veya katılmazsınız ama sonuçta her gelen öneriyi tabii siz salt tek başınıza değil, birlikte çalıştığınız arkadaşlarla beraber oturursunuz, konuşursunuz, tartışırsınız. Öneri sizin açınızdan kabul edilebilir türdense zaten bir sorun yok. Değilse de zaten bir görüşmede neden o görüşe katılmadığınız bir şekilde aktarılır.Kurultay çağrıları var. Mesela 9 Eylül tarihi ve kurultay çağrılarına nasıl yaklaşıyorsunuz?Haberin DevamıKurultay yapacağız arkadaşlar. Kurultaysız bir parti olur mu? Kurultay yapılacak. Tabii bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır yani, sorun yok.Tedbir uzun sürse, Yargıtay’daki durum bir seneyi bulsa, kurultay o zaman bir sene sonra mı yapılacak diye anlıyoruz? Doğru mu? Hani Yargıtay’dan kararın kesinleşmesi beklenecek?Şimdi onu hukukçular biliyor. Ben de hukukçu arkadaşlara söyledim. Dedim ki kurultay olması yönünde zaman zaman ifadeler, talepler, dilekler bize yansıyor. Biz bunu en kısa sürede nasıl yapabiliriz diye. Onlar bize, ‘Tedbir kararı olduğu sürece bunu yapamazsınız ama tedbir kararı kalktıktan sonra kurultayı yapabilirsiniz’ dediler. Biz de tabii bakalım yani ne olacak. Dediğim gibi daha olayın bütün ayrıntılarını arkadaşlarımla beraber görüşmedim. Yani onlarla oturup görüşmemiz lazım. Her şeyi genel başkan biliyor diye bir düşüncede değilim. Kuşkusuz bu hukukçuların alanında. Hukukçu arkadaşlarla bir araya geleceğiz, oturacağız, konuşacağız. Nedir, en kısa sürede kurultayı nasıl yaparız, bunları yapacağız.Haberin DevamıİLGİNİZİ ÇEKEBİLİRSon dakika… Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na 'kurultay' yanıtıHaberi Görüntüle2 milyon üyeyle genel başkan seçim çağrısı vardı dün Sayın Özel’e. “2 milyon üyeye soralım, genel başkan seçelim” diye. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?“Genel başkanın nasıl seçileceği belli. Siz kurultayı devre dışı bırakamazsınız. Genel başkanları kurultaylar seçer.Özgür Özel’in grup başkanlığının düşürülmesi noktasında bir itiraz yaptınız mı Kemal Bey?Bu konulara girmiyorum arkadaşlar. Her şeyin yasal zeminde yapılması lazım. Yasa dışına çıktığınız andan itibaren parti olarak da kişi olarak da sorunlarla karşılaşırsınız. Her şeyin yasal zeminde yapılması lazım. Eğer siz yasaları tanımazsanız yaptığınız işlemlerin tamamı sonuçsuz kalır. Dolayısıyla her şeyin yasal zeminde yapılması, grup başkanlarının seçilmesi, grup başkanvekillerinin seçilmesi, kurultayların yapılması, kurultaylarda delegelerin seçilmesi, parti meclisinin seçilmesi… Bütün bunların hepsinin hukuk zemininde yapılması lazım. Hukukun dışına çıktığınız zaman olmuyor yani. Biz de hukuk içinde her şeyin yapılmasına özen gösteriyoruz.Yargıtay’daki temyiz başvurusunun geri çekilmesi de aslında çok önemli…Onu hiç bilmiyorum. Samimi söylüyorum. Hukukçu olmadığım için yani nedir, ne değildir, nerededir bilmiyorum. Çünkü bu davanın tarafı değilim. Davaya taraf olmadığım için dava nedir, ne değildir, hangi süreçtedir bilmiyorum. Nasıl oluyor bize böyle bir karar geldi, biz de o karara uyduk. İşin Türkçesi bu.Birkaç gündür ihraç meselesi tartışılıyor. Sizin önünüzde özel bir liste olduğu ve bu listelerin daha da genişleyeceği, bununla ilgili ilk işinizin belki de bir Parti Meclisi toplayıp ihraç süreci başlatacağınız yönünde iddialar var. Doğru mudur? Ek olarak üyeliklerin askıya alınması…Arkadaşlar bir sürü dedikodu. Bunlara inanmayın. Herkes bir şey söylüyor ve ondan sonra bunlar sorun olarak ortaya çıkıyor. Bir parti yönetimi hukuk içinde ve ciddiyetle yapılır. Siz dedikodularla, birisinin talebiyle, öbürünün talebiyle bir şey yapamazsınız. Hukuk içinde kalmak zorundasınız. İhraç… İhracın koşulları vardır. Bir kişiyi hemen tutup da ‘Ben bunu beğenmedim, partiden ihraç edeyim’ diye bir kural yok. Böyle gider yarın yargıya başvurulur, geri döner. O zaman siz ne yapacaksınız? Kurallara uymak zorundasınız. İhraç varsa açarsınız partinin tüzüğünü. Bir kişi hangi gerekçelerle partiden ihraç edilir, bakarsınız oraya. O kurala göre yaparsınız. Yoksa ‘Ben şunu beğenmedim, seni partiden ihraç edeceğim’ olmaz. Geçmişte buna benzer uygulamalar olmuştur. Bu, pek çok partilimizi yaralamıştır ama onların çoğu yargı kararıyla tekrar partiye dönmüşlerdir.”Parti Meclisi’ni toplayacak mısınız?Büyük bir olasılıkla toplayacağız. Bir halkla buluşmamız var. Ondan sonra da Parti Meclisi’ni doğal olarak toplayacağız. Merkez Yönetim Kurulu’nu belirleyeceğiz, yolumuza devam edeceğiz.”Halkla buluşma derken efendim, tam bayramın dördüncü günü Sayın Özgür Özel’in de Ankara’da bir programı olacak. Aynı gün bir araya gelme gibi bir talep?“Olabilir, olabilir tabii. Dediğim gibi o konuları çok fazla görüşmedim. Bir de bayram trafiği o kadar yoğun ki arkadaşlar… Telefonlar, gelenler, gidenler vesaire. Dolayısıyla böyle oturup sağlıklı bir strateji belirleme ortamı henüz olmadı. Onun için benim arkadaşlarımla görüşmem lazım. CHP’nin bir başka özelliği var; bizde her şeye genel başkan tek başına karar vermez, danışır mutlaka. Partinin içinde çok farklı görüşlerde arkadaşlarımız vardır. Hukukçu arkadaşlara danışmak zorundasınız. Bölgelerdeki eğilimlere bakmak zorundasınız. Onlarla konuşmak zorundasınız. Sağduyuyla, sağlıklı bir çerçevede bakmak zorundasınız. Şimdi ben kalkıp size ‘Şunu yapacağız, bunu yapacağız’ diyemem. Her şeyi hukuk içinde yapacağız. Hukuk kuralları içerisinde yapacağız. O çerçevede yolunu, yöntemini belirleyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla bir telefon görüşmeniz olur mu?Hayır.Polis müdahalesini sormak istiyorum. Genel merkeze bir polis müdahalesi oldu. Avukatınız bir bildirimde bulunmuş…Herkes yasalara uymak zorundadır değerli arkadaşlarım. Bu konuda bütün ayrıntıları halkla buluşmada anlatacağım.”TARİHİNDE CHP GENEL MERKEZİ’NİN KAPILARI KAPANMAMIŞTIR”106 yıllık bir siyasi parti Cumhuriyet Halk Partisi ve sanırım o pazar günü herhalde Cumhuriyet Halk Partisi’nin en karanlık günüydü. Biber gazlarıyla polisin çevik kuvvetinin oraya girmesi canınızı acıttı mı?Cumhuriyet tarihinde, CHP’nin kurulduğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmamıştır. Bir CHP milletvekili, bir CHP grubu; 5 kişi, 6 kişi, 10 kişi, 15 kişi milletvekili CHP Genel Merkezi’ne gittiği zaman CHP Genel Merkezi’nin kapısı o milletvekillerine nasıl kapatılır? Tarihinde CHP Genel Merkezi’nin kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir. CHP Genel Merkezi’nden dışarıya taş atılmamıştır. Bolu Belediye Başkanı gelip genel merkezin önünde beni protesto ettiğinde ‘Arkadaş, arzu ederse genel merkeze gelsin, çay ısmarlayın’ dedim. Böyle bir yapıdan siz çıkıp da ‘Ben kapıları kapatacağım’ diyemezsiniz. Bir partinin kapıları halka kapanamaz, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur. Bizim tarihimizde yoktur.Polislerin geri çekilmesini talep ettiniz mi?O süreçleri bilmiyorum arkadaşlar. Samimi söylüyorum, bilmiyorum. Yani ne oldu, ne bitti, neler yapıldı vesaire falan filan… Ben de izledim yani. İçim burkularak izledim. Bunlar olmamalıydı yani. Niye oluyor bunlar? Bunlara niye izin veriliyor yani? Girseydi milletvekilleri, içeride ne olacaktı? Kavga mı çıkacaktı yani?” Kaldı ki bakın, ondan sonra Müslim Sarı Bey gayet makul, gayet dengeli bir açıklama yaptı. ‘Biz buraya gelmedik’ diye. Adnan Bekir’in orada ne işi var ya? Adnan Bekir’in otobüsünün orada ne işi var? Adnan Bekir’in militanlarının orada ne işi var ya? Bir akıl var ya, akıl… Bunların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak için mi? Olay çıkarmak için mi? CHP’yi yaralamak için mi? Bunlara nasıl güveniyorlar ya? Bunları nasıl partiye sokuyorlar? Ahlaki, sorumlu olan bir kişinin CHP Genel Merkezi’nde ne işi var ya? Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy vermedim diyen bir insanın orada ne işi var? Kabul edilemez. Doğru değildir. Ahlaki değildir. Onların aklıyla giderseniz işte bu tablo ortaya çıkar. Onların aklıyla değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin aklı mantığıyla gideceksiniz. Tarihsel birikimiyle gideceksiniz. Vatandaşı seveceksiniz. Vatandaşın şikayetlerini dinleyeceksiniz. Bunu yapacaksınız.” Ben yapmam, ben etmem, içeri almam, seni kovarım… Burası parti arkadaşlar. Siz her vatandaştan oy istemek zorundasınız. Her vatandaştan. Sizin görüşünüze katılır veya katılmaz ama gidip oy isteyeceksiniz o vatandaştan. ‘Bana oy ver’ diyeceksiniz. Size nasıl oy verecek? Ya ben kızdığı zaman bile beni dinliyorlar. Sabırla dinliyorlar, sonuna kadar dinliyorlar. Kendi düşüncelerini aktarıyorlar. Demek ki bu partide bir sorun yok. Bize kızmıyorlar, bize bağırmıyorlar. Vatandaş kızdığı zaman biz vatandaşa mı kızacağız? Hayır. Dolayısıyla o ortamı yaratmak asla ve asla doğru değil. Partiyi halka ve milletvekillerine kapatmak asla ve asla doğru değil. Bunlar doğru değildir. Yazıktır, günahtır. Bir partide bunlar olmaz. Bakın CHP, az önce de söyledim, biz çoğu şeye itiraz ederiz. CHP’liler bir şey olur, itiraz ederler. Ama belli pozisyonda, yönetici pozisyonda olanlar o itirazları sonuna kadar dinlerler. CHP’nin geleneğinde bu vardır. İtiraz eder, dinlersiniz. ‘Dur, sen sakın konuşma, nasıl itiraz edersin?’ denmez buna. Tam tersine dinlerler, sakin dinlerler, sonra görüşlerini aktarırlar. Ben diğer genel başkanlardan bunu öğrendim. E şimdi siz birdenbire celalleniyorsunuz, kızıyorsunuz, bağırıyorsunuz. Ne oluyor ya? Partinin hukukuna uyacaksınız. Partinin hukukuna uymazsanız olmaz.Bir grup başkanvekili nasıl seçilir? Bir grup başkanı nasıl seçilir? Efendim, Meclis Divanı’nda oturacak arkadaşlar nasıl seçilir? Partinin tüzüğü vardır, partinin yönetmeliği vardır, partinin gelenekleri vardır. Bunları bir köşeye atıp da ‘Ben kendim yaptım ve bunları uygulayacağım’ diyemezsiniz arkadaşlar. Dediğiniz zaman ne olur? Yargıya başvurulduğu zaman hepsi çözülür. Çünkü yargıç bakacak; yasaya bakacak, yönetmeliğe bakacak, tüzüğe bakacak. Ona göre karar verecek. ‘Sen buna uymak zorundasın’ diyecek. Ki bunlar çıkarken de genel başkan oturup kendi hukuk metnini yazmaz. Hukukçular yazar bunu. Yasasına bakarlar. Arkasından bu metin belli organlar tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girer. Örneğin Parti Meclisi onaylar, ondan sonra yürürlüğe girer. Siz buna uymadığınız takdirde Parti Meclisi’ni de dışlamış oluyorsunuz, organları da dışlamış oluyorsunuz.”Şimdi bunun çok iyi anlatılması lazım. Medyanın, üzülerek de ifade edeyim, tek taraflı yayın yaptığını gayet iyi biliyorum. Niye böyle bir yayın yapıyorlar ben onu da bilmiyorum. Hakkımda, Allah akıl fikir versin, hiç söylemediğim sözler, hiç düşünmediğim şeyler yazıldı, çizildi. Ben bazen okuyorum, ‘Allah Allah ben bunu nerede söyledim, ne zaman söyledim?’ diyorum. Halka doğru bilgileri verecek medya. Bu tarafa danışıyorsa bu tarafa da danışacak. Doğru bilgiler verecek. Ben demiyorum ki biz hiçbir zaman hata yapmadık. Öyle bir şey asla demedim. Eksiğimiz de olabilir, hatamız da olabilir. Hepimiz insanız sonuçta. Ama birisi hatamızı hatırlattığında teşekkür ederiz ona. Demek ki bu hatayı bize hatırlatıyor yani. Yoksa ona kızmayız.””MAHKEME KARARLARINA UYACAĞIZ” Temyizi geri çekmek, kararın kesinleşmesini sağlamak ve sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurultaya götürmek, yeniden seçilmek istemez misiniz? Mazbatayı almak adına…Demokraside yaptığınız  iş mazbata değil. İş, hukuk içinde belli şeyleri yapmaktır. Siz yargı kararının üstüne çıkamazsınız. ‘Yargı kararını bir köşeye atayım’ diyemezsiniz. Yargı kararına uyacaksınız. Nedir mesela? Biz Anayasa Mahkemesi’ne gidiyoruz değil mi bir yasa dolayısıyla. Anayasa Mahkemesi iptal ediyor onu. Türkiye Büyük Millet Meclisi diyebiliyor mu ‘Hayır ben o yasayı düzeltmeyeceğim’? Tarihinde var mı örnek? Yok. Ona uymak zorunda. Anayasa Mahkemesi karar böyle verdiyse yasa metnini düzelteceğim diyor ve düzeltiyor. Bizde hukuk kuralları varsa mahkeme kararlarına uyacağız. Ben hukukçu değilim. Bir an önce benim elimde olsa ben yarın sabah da kurultaya giderim. Ama hukukçu olmadığım için bilmiyorum. Hukukçulara soracağız. Nedir, ne değildir, ne zaman gidilir, nasıl yapılır…”Mahkeme kararlarının sonucuna güveniniz nedir? Mesela arkadaşım da hatırlattı, AYM’nin Can Atalay kararı var ama uygulanmıyor…Bakın onlar ayrı şeyler. Ben o kararların uygulanmamasını doğru bulmadığımı her zaman söyledim. Bunlar siyasi davalar. Düşüncesinden ötürü içeriye atıldı bu insanlar. Bunlar hırsızlık yapmadılar, yolsuzluk yapmadılar. Bir kişinin görüşünden ötürü hapse atılmasını asla doğru bulmadım. Kişiyi düşüncesinden ötürü nasıl suçlarsınız? Nasıl hapse atarsınız? Kendilerini de ziyaret ettim. Bugün de aynı kanaatteyim. Hiç kimse düşüncelerinden ötürü hapse atılamaz, tutuklanamaz, gözaltına alınamaz. Düşüncesine katılırsınız, katılmazsınız o ayrı bir şey. Ama siz düşünceyi yasakladığınız andan itibaren toplumsal gelişmeyi sınırlamış olursunuz. Şimdi bu olay farklı bir şey. Siz bir kurultayı parayla satın alamazsınız diyor yargı. Bunu söyleyen ben değilim, yargı.Ama aslında kesinleşmiş bir karar da yok ya, ceza mahkemesinde dava devam ediyor…Arkadaşlar ben mahkemenin kararını söylüyorum. Ben ‘kesinleşti’ demiyorum ama kararın getirdiği nokta bu. Mahkeme bunu söylüyor. Söyleyenler kim? Herhangi bir partili mi? Hayır. CHP’liler. Onlar söylüyorlar. Dışarıdan gelip tanıklık yapan yok. Başka partiden gelen yok. Yapan kim? Partililer. Para dağıttılar deniyor. Bu olmaz arkadaşlar. Olmaz. Ahlaki değerler… Bakın çıkışta söylemiştim, geçen gün de söylemiştim. Cumhuriyet Halk Partisi kuruluşundaki ahlaki kodlara yeniden kavuşmak zorundadır. Nokta.Özgür Özel mutlaka kararın CHP’ye yapılan operasyonun adımlarından biri olduğunu söyledi. Siz bu kararın bağımsız yargı tarafından verildiğine inanıyor musunuz?Arkadaşlar ben Özgür Bey’le özel bir tartışmaya girmek istemiyorum.Önümüzdeki süreçte ilk adımlar belirlendi mi? Ne zaman başlarsınız?Önümüzdeki süreçte Parti Meclisi’ni toplayacağız, MYK’yı oluşturacağız, yolumuza devam edeceğiz. Yani bu kadar.Kurultay yapılırsa aday olur musunuz?Kurultay hele bir olsun. Hele bir yolunu açalım, Allah Kerim. Ondan sonra hiç meraklanmayın.”PEK ÇOK AYRINTIYI HALKLA BULUŞMADA ANLATACAĞIM” Bu polis görüntüleri üzerine şimdi bir müzakere için 12.00’de randevu verilmişti ama erkenden milletvekilleri gitti. Bu talimat sizden mi gitti?Hayır. Milletvekillerinin gidişi talimatı benden değil. Arkadaşlar CHP Genel Merkezi’ne gitmek için CHP’nin eski genel başkanına izin mi almak gerekir? O randevu ayrı. Randevu ayrı. Görüşülür, her zaman görüşülür. Bunların ayrıntılarını ben halkla buluşmada anlatacağım. Halkın da duyması lazım, partililerin de duyması lazım. Sizin henüz daha bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım. Herkes gerçekleri görmek zorundadır. Herkes gerçekleri anlamak zorundadır.”Mahkeme kararı çıkmasaydı hiç anlatmayacak mıydınız?Hayır efendim. Mahkeme kararı çıktı. Ben bütün gerçekleri halkımla, partililerimle paylaşmak zorundayım. Bu noktaya geldik. Teşekkür ederim. Hoşça kalın, sağ olun, var olun.”İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRDayısını döverek öldürdü, 3 gün cesetle aynı evde kaldı! Taksi durağında korkunç itirafHaberi GörüntüleİLGİNİZİ ÇEKEBİLİRSon dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Netanyahu denilen zalim gereken dersi alacakHaberi Görüntüle

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250r
    300x250r

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.