

Haber7-ÖZELAvrupa’nın kalbi Belçika, on dört yıl aradan sonra ilk kez gerçekleşen ziyaretle Türkiye ile olan ilişkilerini stratejik bir hedef misyonu olarak tanımlayarak tarihi bir ziyarete imza attı. Kraliçe II. Elizabeth’ten Başbakan Yardımcılarına, dev şirketlerden üniversitelere kadar uzanan 428 kişilik dev kadro, Türkiye’nin endüstriyel ve askeri gücünü Avrupa’nın geleceğiyle birleştirmek için Ankara ve İstanbul’da kritik temaslarda bulundu.Belçika basınında yer alan 21News’in haberine göre, Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Türkiye’nin askeri gücünün her zaman hafife alındığını ve artık Türkiye’yi layık olduğu şekilde büyük bir NATO üyesi olarak değerlendirme zamanlarının çoktan geldiğini ifade etti. Francke ayrıca, AB’nin Türkiye’ye ihtiyaç duyduğunu, Ankara’yı uzak tutmaya devam ederek ateşle oynadığının altını çizdi.TARİHİ ZİYARETE 428 KİŞİLİK DEV KADROBelçika, on dört yıl aradan sonra ilk kez gerçek anlamda stratejik bir ekonomik heyete öncülük ederek Türkiye’ye çıkarma yaptı. 10-14 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen bu dev organizasyonda Kraliçe II. Elizabeth, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı, Savunma ve Dış Ticaret Bakanı, Brüksel Başkent Bölgesi Başbakanı, Flaman Başbakanı ve Valonya Başbakan Yardımcısı hazır bulundu. Yaklaşık iki yüz şirket, on yedi federasyon, ticaret odaları ve dört üniversiteden oluşan 428 kişilik heyet, İstanbul ve Ankara’da temaslarda bulundu. Ev sahibi Türkiye, bu ziyareti bugüne kadar aldıkları en önemli ekonomik ziyaret olarak nitelendirerek sürecin kritik önemine dikkat çekti.”AVRUPA, TÜRKİYE’Yİ UZAK TUTARAK ATEŞLE OYNUYOR”Belçika’nın Türkiye Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Avrupa’nın Ankara’yı mesafeli tutarak stratejik açıdan zayıflama riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıyor. Savunma, sanayi ve enerji giderek daha fazla iç içe geçmiş durumda. Ona göre, bu durum Avrupa’nın yeni küresel jeopolitik mücadelede ayakta kalmasını çok daha zor hale getiriyor.NATO’NUN PAYLAŞILAMAYAN ÜYESİ: TÜRKİYEMisyonun savunma boyutu, Türk sanayisinin ulaştığı inovasyon ve araştırma-geliştirme kapasitesini gözler önüne serdi. Ankara’da zırhlı araçlardan mühimmat üretimine, deniz mayınlarına karşı önlemlere kadar uzanan geniş bir yelpazede kurulan ortaklıklar, iş birliğinin gerçek karşılıklı çıkarlar temelinde inşa edildiğini kanıtladı. İki savunma bakanlığı arasında imzalanan Niyet Mektubu, uzun vadeli bir ortaklığın çerçevesini oluşturdu. Misyonun savunma bileşenine liderlik eden Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, “Belçika, Türk savunmasının Avrupa’nın kendi güvenliğindeki ağırlığını uzun zamandır hafife aldı ve Türkiye’yi zaten olduğu gibi büyük bir NATO ortağı olarak ele alma zamanı geldi” diyerek altta yatan mantığı ifade etti.TÜRKİYESİZ BİR AVRUPA DÜŞÜNÜLEMEZAvrupa’nın Türkiye ile bu ortaklığı kurma yeteneği, önümüzdeki yılların belirleyici işaretlerinden biri olacak. Bu süreç, kıtanın miras alınmış önyargıları aşma kapasitesini ölçecek. Bakan Prevot’un haklı olarak “Türkiye’nin Avrupa ailesinin bir üyesi” olduğunu kabul etmesi ve bu yönde siyasi bir sinyal verilmesi gerektiği vurgulanıyor. Türkiye’nin Avrupa iç pazarına ekonomik entegrasyonu ve yeni Avrupa güvenlik mimarisine tam dahil edilmesi, barışçıl ve müreffeh bir kıta mirası için zorunlu görülüyor. Dünyaya yeniden ilham verebilecek bir Avrupa’nın, Türkiye ile birleşmeden düşünülemeyeceği gerçeği bu tarihi misyonla bir kez daha tescillenmiş oldu.“AVRUPA İLE ÜRETİLMİŞTİR” DÖNEMİ BAŞLIYORZiyaret sırasında Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot tarafından formüle edilen yeni vizyon, ekonomik ilişkilerin geleceğini tayin ediyor. Prevot, önümüzdeki yılların mantığının, “Avrupa’da Üretilmiştir” gibi dar bir anlayışın “Avrupa ile Üretilmiştir”e doğru daha geniş ve stratejik bir anlayışa kayacağını iddia etti. Kaderi yapısal olarak Avrupa’ya bağlı olan ülkelerle güvenilir endüstriyel ortaklıklar ve uzun vadeli ekonomik yakınlaşmaya dayalı bir modeli işaret ediyor. Türkiye, bu stratejik dönüşüm için en açık ve en önemli aday olarak öne çıkıyor.Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve Türkiye’nin SAFE gibi Avrupa güvenlik ve sanayi mekanizmalarına katılımı, bu uyumu kalıcı hale getirecek adımlar olarak görülüyor.YILLIK TİCARET HACMİ 13 MİLYAR EUROTürkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki, coğrafi sınırların ötesine geçen yeni bir aşamaya giriyor. Bu yeni dönemin temelini endüstriyel tamamlayıcılıklar, lojistik entegrasyonu, üretim derinliği ve enerji koridorları oluşturuyor. Otuz yılı aşkın süredir sessizce gelişen stratejik karşılıklı bağımlılık, Türkiye’yi 1995 yılında imzalanan Gümrük Birliği aracılığıyla Avrupa değer zincirlerine derinden entegre etmiş durumda.Sadece Belçika ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi yıllık yaklaşık on üç milyar euro seviyesine ulaşırken, Türkiye şu anda Birlik dışındaki dördüncü büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Belçika şirketleri Türkiye’deki en önemli yabancı yatırımcılar arasında yer alırken; Lommel’deki Ciner cam fabrikası ve Antwerp’teki Synpet plastik geri dönüşüm tesisi gibi projelerle Türkiye’nin Belçika’daki yatırımları da hızla artıyor.KAYNAK: HABER7
UNCATEGORİZED
24 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
24 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
24 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
24 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
24 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
24 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
24 Mayıs 2026
1
Enver Aysever’den Erdoğan’a destek: Bak birader, adamın tepesini attırma!
226 kez okundu
2
Kırıkkale’de vahşet! Damat, kayınpederi ve kayınvalidesini bıçakla yaraladı
183 kez okundu
3
İstanbul Boğazı’ndan 2 saat arayla 2 erkek cesedi çıkarıldı! Kimlikleri belli oldu
139 kez okundu
4
SON DAKİKA HABERLER | Bir çocukları vardı… Kocasını kalbinden bıçakladı! | Son dakika haberleri
80 kez okundu
5
Uluslararası IQAır raporuna göre Türkiye’de hava kalitesi! İşte en temiz ve en kirli şehir
67 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.