DOLAR 45,9004 0.05%
EURO 53,5445 0.15%
ALTIN 6.636,750,08
BITCOIN 3374319-1.29622%
İstanbul
17°

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

‘Ölüyü’ dengeleyen ayakta kalıyor! 3 kez yıkılan Fatih’i yaşattı: Sırrı harçla çelikte
  • Haber Meclis
  • Gündem
  • ‘Ölüyü’ dengeleyen ayakta kalıyor! 3 kez yıkılan Fatih’i yaşattı: Sırrı harçla çelikte

‘Ölüyü’ dengeleyen ayakta kalıyor! 3 kez yıkılan Fatih’i yaşattı: Sırrı harçla çelikte

Asırlardır ayakta duran yapıların yıkılmazken, onlara oranla çok daha yeni olan, hatta 100 yaşını doldurmamış yapıların neden çöktüğünü merak ettiniz mi? Eski yapılar, kültürel miras olduğundan çok iyi korunmuş, bakımları tam ve eksiksiz yapılmış birer eserdir. Bu da onları ayakta tutar. Bakım ve onarımsa pek çok detayın bir bütün halinde dimdik ayakta kalmasıyla sağlanır. Fatih Camii gibi farklı noktalarından 3 kez yıkılmış bir yapıyı bile ayakta tutan sırsa, tam da burada başlıyor: 'Ölüyü' ayakta tutup çeliği devreye alan mühendislerin ellerinde!

ABONE OL
Mayıs 28, 2025 06:39
‘Ölüyü’ dengeleyen ayakta kalıyor! 3 kez yıkılan Fatih’i yaşattı: Sırrı harçla çelikte
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Bugün yaptıklarınız, yarınlarınızı iyileştirebilir. Yani her adımınız geleceğe yatırım olabilir. Asırlar önce inşa edilmiş ve nesilden nesile pek çok kişiyi çatısı altında ağırlamış tarihi yapılar da bugünlere yatırımla yani yapılan bakım ve onarımlarla gelmişti. Geçmişte bir araya getiren ve harçla birbirine sıkı sıkıya bağlanan taşlarla inşa edilen yapılar, depremlere ve dış ortamdaki her olumsuz faktöre göğüs germişti. Her birinin bulutlara uzanan duvarları, dimdik ayaktaydı. Üstelik antik harçlarla inşa edilmiş olan bu yapılar dengelerini koruyordu. En azından pek çoğu için durum buydu. Peki ama yıllara meydan okuyan bu yapıların arkasındaki gizli eller? Hangi yıl inşa edilmiş olursa olsun her yapının bakım ve onarıma ihtiyacı vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde tarihin dimdik ayakta durmasını sağlayan ellerden biri olan İnşaat Mühendisi Atalay Baykan, büyüleyici kubbelerin ‘çelik zırhlarını’ ve ayakta tutulması gereken ‘ölü’ detayını Milliyet.com.tr’ye anlattı.Haberin DevamıÖNCE DOLGU SONRA DESTEKTarihi eserlerin restorasyonu için yapılan her işlem, onların ömrünü uzatarak gelecek nesillere miras bırakmak içindir. Bazı camilerde, kemer ya da kubbeli yapılarda görülen ve yapının paralel duvarları arasında dik yerleştirilen demir çubukları gördüyseniz, yapının ayakta kalmasını sağlayan önemli bir güce şahit olmuşsunuz demektir. Bu çubuklar aslında hem yapının inşasında kullanılan duvar ve kubbe taşlarını bir arada tutmaya hem de eserin dengeli şekilde ayakta durması için onu ‘ölü’ yüklerden kurtarmaya yarıyordu. Peki ama ‘ölü yük’ ne anlama geliyordu ve yapı neden bu yüklerden kurtulmalıydı? Mühendis Atalay Baykan bunu, “Kültürel miras değerlerimizden olan tarihi yapılar coğrafyamızda ağırlıklı olarak yığma kâgir diye tabir ettiğimiz yöntemle yapılıyordu. Bu yapım yönteminde taşıyıcı sistem beden duvarları üzerine konumlanır. Kâgir yapıda yer alan kubbe, tonoz gibi ögeler yüklerini beden duvarlarına aktarır ve yapının ölü yükleri, yani kendi malzeme ağırlığından kaynaklı yükleri ve deprem yükleri altında çalışması bu şekilde tasarlanır. Yığma kâgir yapıların yapım tekniği derz dolgu üzerinedir ve beden duvarları minimum boşluk kalacak şekilde veya taşlar arasında boşluk bırakmayacak şekilde örülür. Bu noktada dışlık-içlik diye tabir ettiğimiz günümüzde ‘pencere’ gibi düşünülebilecek boşluklar bile yapının statik davranışını ciddi şekilde etkiler” diye açıklıyor. İşte her şey boşluk kalmadan birbirine yapışan taşların dengesini korumasına bağlıydı. Tam da bu noktada ise devreye başka bir destekçi giriyordu!Haberin Devamı

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250r
    300x250r

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.