DOLAR 45,7247 -0.04%
EURO 53,5244 0.74%
ALTIN
BITCOIN 0%
İstanbul
°

SABAHA KALAN SÜRE

1999’da binaları aynı hata yıkmış! Boyasızsa çürüyor: ‘2 yılda kum gibi dağıtır’
  • Haber Meclis
  • Gündem
  • 1999’da binaları aynı hata yıkmış! Boyasızsa çürüyor: ‘2 yılda kum gibi dağıtır’

1999’da binaları aynı hata yıkmış! Boyasızsa çürüyor: ‘2 yılda kum gibi dağıtır’

‘Korunmak’ sadece canlıların değil, yapıların, tarihi eserlerin ve birileri için en ufak bir değeri olan her şeyin temel ihtiyacıdır. Depremler söz konusu olduğunda yapıların dayanıklılığı bir kez daha tartışma konusu oluyor. Ancak kimsenin değinmediği bir detay, belki de kısa süre içinde binayı içten içe yiyip bitiriyor olabilir. Boyanmamış binaların ömrü kısalırken, içindekilere mezar oluyor olabilir mi? Prof. Dr. Yılmaz Akkaya açıkladı.

ABONE OL
Mayıs 5, 2025 08:33
1999’da binaları aynı hata yıkmış! Boyasızsa çürüyor: ‘2 yılda kum gibi dağıtır’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Rengârenk, sulu ve leziz meyve sebzeleri sofralarımıza gelene kadar kabukları korur. Üstelik bu koruma onların büyümesini sağlayan suyu ve güneşi de kapsar. Yani meyvelerin savunma mekanizması, kabuklarıdır. Her ne kadar başta kulağa aykırı gelse de yeni dökülen beton da ilk 1 hafta kadar sulanır ve nemli tutulur. Böylece nemin yavaşça buharlaşması önlenir ve son derece güçlü ve dayanıklı olması sağlanır. Ancak fazla su tıpkı meyveler gibi beton için de zararlıdır. İnşaat doğayla o kadar ilişkilidir ki inşa edilen yapılar tıpkı kabukların meyveyi sardığı gibi yalıtım, sıva ve boyayla sarılır. Rengârenk her bina, aslında korunan birer yuva olabilir. Üstelik meyveler gibi betonu da sağlamlaştıran sudan! Yapıların korunması için boya ve sıva hayati önem taşır. Üstelik bu iki işlem sayesinde kaderi yıkımla son bulan her binada görülen ‘korozyonun’ da önüne geçilebilir. Peki boya ve sıva gerçekten de yeterli koruma kalkanı sağlar mı? Hangi yapılarda ‘boyasızlık’ hayati sorunlar doğurur? İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Akkaya, boyasız binalarda görülen deformasyonu ve merak edilenleri Milliyet.com.tr’ye anlattı.Haberin Devamı2 YILDA DEVREYE GİRİYOR! BİNAYI İÇTEN İÇE YİYORBetonarme yapılar bazen dekorasyon, bazen de ‘yeterince’ tamamlanmış görüldüğü için sıvalanıp, boyanmıyor. Bu durum dekoratif görünüm için bilinçli yapıldığında üzerine yapılan birtakım kaplamalar sayesinde yapının korunması sağlanıyor. Ancak ne yazık ki çoğu boyasız bina, bilinçsiz şekilde dış etkenlerin olumsuz etkilerine açık hale geliyor. Betonarme, ‘kabuksuz’ kaldığında doğanın inanılmaz gücü karşısındaki kalkanını da indirmiş oluyor. Prof. Dr. Yılmaz Akkaya bunu, “Temel taşıyıcı yapı malzemeleri beton ve çeliktir. Beton daha dayanıklı bir kimyasal yapıya sahip olduğu için çelik donatıları paslanmaya karşı korur. Bu nedenle yapı elemanlarında çelik donatılar pas payı adı verilen 3 ila 5 santim kalınlığında bir beton tabakası içine gömülür. Ancak beton aynı zamanda boşluklu bir yapıya da sahip olduğu için, havadaki karbondioksit veya klorürler betonun iç bölgelerine nüfuz ederek, bu koruyucu etkinin yitirilmesine sebep olabilir. Bu nedenle dış cephe boyaları, betonun yüzeyindeki boşlukları tıkayarak, dolaylı yoldan donatının paslanmaya karşı korunmasında rol oynar” diye açıklıyor. 2 ila 5 yıl içinde ise yapının kaderini değiştirecek deformasyonlar vücut buluyor. Yani boyamamak sadece görüntüden değil, yapının ömründen de çok şey götürüyor. Prof. Dr. Akkaya kısa süre içinde yapıyı içten içe çürüten ‘boyasızlık’ durumunu şöyle anlattı:Haberin Devamı

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250r
    300x250r

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.