DOLAR 49,17450,08%
EURO 55,33900,29%
ALTIN 6.566,780,39
BITCOIN 4231131-0.0834%
İstanbul
20°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Yaşlı kuşağın yapay zeka kullanımı nasıl 3 kat arttı? Yalnızlığa karşı dijital teselli mi?

Yaşlı kuşağın yapay zeka kullanımı nasıl 3 kat arttı? Yalnızlığa karşı dijital teselli mi?

TÜİK verileri, 65 - 74 yaş grubunda yapay zeka kullanımının bir yılda yüzde 1.7’den yüzde 5.1’e yükseldiğini ortaya koydu. Uzmanlar ise bu artışın yalnızca teknolojiye uyumla açıklanamayacağını, yaşlıların gündelik yaşamlarında bilgiye erişim, sosyalleşme ve bağımsızlık arayışlarının da bu değişimde etkili olabileceğini belirtiyor.

ABONE OL
Ekim 6, 2026 03:57
Yaşlı kuşağın yapay zeka kullanımı nasıl 3 kat arttı? Yalnızlığa karşı dijital teselli mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MİLLİYET.COM.TR – Türkiye’de yapay zeka kullanımı 7’den 77’ye her geçen gün artış göstermekte. Yapay zeka kullanımı toplumun farklı yaş gruplarında hızla yayılırken, özellikle ileri yaştaki bireylerde dikkat çekici bir artış yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Yapay Zeka İstatistikleri 2026” bültenine göre, 65 – 74 yaş grubunda yapay zeka kullandığını belirten bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 1.7 iken, 2026 yılında yüzde 5.1’e yükseldi.

Yaş gruplarına göre bakıldığında en yüksek oran gençlerde görülüyor. 16 – 24 yaş grubunda yapay zeka kullanımı 2025 yılında yüzde 39.4 seviyesindeyken, bu yıl yüzde 64.9’a yükselmiş. 

25 – 34 yaş grubunda kullanım oranı yüzde 30’dan yüzde 55.7’ye, 35 – 44 yaş grubunda yüzde 15.5’ten yüzde 38.1’e çıktı. 45 – 54 yaş grubunda yüzde 7.1’den yüzde 20.6’ya yükselen oran, 55 – 64 yaş grubunda ise yüzde 3.1’den yüzde 10.6’ya ulaştı. Yaşlı kullanıcılarda ise çok daha ilginç istatistikler var.

YAŞLILARIN YAPAY ZEKA KULLANIMI 3 KATINA ÇIKTI

Bu istatistiklere göre 65 – 74 yaş grubunda yapay zeka kullananların oranı yalnızca bir yıl içerisinde yaklaşık üç katına çıkmış durumda. Veriler, yaşlı bireylerin de üretken yapay zekayı gündelik hayatlarının bir parçası haline getirmeye başladığını gösterirken, bu kullanımın nedenleri ve beraberinde getirdiği riskler de tartışma konusu haline geliyor.

Örneğin söz konusu yaş grubunda erkeklerin yapay zeka kullanım oranı yüzde 2’den yüzde 5.3’e çıkarken, kadınlarda bu oran yüzde 1.2’den yüzde 4.9’a yükseldi. Böylece yaşlı kadınların yapay zeka kullanımında ise bir yılda yaklaşık dört katlık artış görüldü.

Yaş ilerledikçe kullanım oranı düşmeye devam etse de, özellikle 65 – 74 yaş grubundaki artış dikkat çekici bir değişime işaret ediyor. Peki uzmanlar bu artış hakkında ne düşünüyor?

“YAŞLILAR TEKNOLOJİYİ ÖĞRENEMEZ” DÜŞÜNCESİ GERİDE KALDI

Sosyolog Prof. Dr. Nilüfer Narlı’ya göre bu tablo, yaşlı bireylerin yeni teknolojilere uyum sağlayamayacağı yönündeki yaklaşımın sorgulanması gerektiğini gösteriyor. Narlı, “Yaşlılar teknolojiyi öğrenemez” düşüncesinin dışlayıcı bir varsayım olduğunu belirterek, yapay zeka kullanımındaki artışın ileri yaşlarda da yeni araçların öğrenilebileceğini ve gündelik hayata dahil edilebileceğini gösterdiğini ifade ediyor.

Narlı’ya göre burada kişinin eğitim geçmişi, çalışma hayatında teknolojiyle kurduğu ilişki, emeklilik koşulları ve sosyal çevresi de önemli. Yapay zeka, yaşlı bireylerin ekonomik, kültürel ve sosyal sermayesini geliştiren, yaşamlarını kolaylaştıran bir araç haline gelebilir.

“Yaşlılar teknolojiyi öğrenemez” düşüncesi dışlayıcı bir varsayımdır. YZ kullanımın artması ileri yaşta öğrenmenin ve yeni araçları gündelik hayata katmanın mümkün olduğunu görünür kılıyor. Bu süreçte kişinin eğitim geçmişi, çalışma hayatındaki teknoloji deneyimi, emeklilik koşulları ve sosyal çevresi de önemlidir. YZ kullanımı yaşlı nüfusun ekonomik, kültürel ve sosyal sermayesini arttırma, yaşam kalitesini yükseltme ve yaşamını kolaylaştırma stratejileri ile yakından ilgili olabilir. YZ’yı bir öğretmen gibi kullanarak bilgi ve kültürünü güçlendirme yoluna gidebilir. Ayrıca YZ kullanımını öğreten destekleyen ve sorun çözen torunlar gibi yakınların bulunması ile yeni sosyal ağlar ile etkileşime geçebilir. Örneğin bir hobi hakkında bilgi almak, hobi ile ilgili öğrenme süreci veya aile anılarını yazıya dökmek gibi amaçlar için kullanabilir. – Prof. Dr. Nilüfer Narlı

Prof. Dr. Nilüfer Narlı, yaşlı bireylerin yapay zekayı adeta bir öğretmen gibi kullanarak bilgi ve kültürlerini geliştirebileceğine dikkat çekiyor. Ancak burada önemli bir başka unsurun da kuşaklar arası ilişki olduğunun altını çiziyor.

YZ öğreniminde kuşaklar arası bilgi ve otorite ilişkileri değişebilir. Çocukların veya torunların yapay zekâyı tanıtması, kullanımı öğretmesi ile gençler teknolojik bilgi aktarırken yaşlılar yaşam deneyimi ve bağlamsal değerlendirme sunar. Yaşlı birey YZ kullanımında torun ve çocuklara aşırı bağlı olursa, olumsuz bir süreç fakat sadece destek alma ile sınırlı olursa olumlu bir süreç söz konusudur. Bu yüzden sosyolojik bir araştırma YZ kullanıyor mu?” sorusunun yanında “kendi başına kullanabiliyor mu?” sorusu da sormalıdır.Yapay zekâ gündelik yaşamdaki özerkliği destekleyebilir. Bir dilekçe taslağı hazırlamak, teknik konularda bilgiye ulaşmak kişinin gündelik işlerini yürütme kapasitesini artırabilir. Burada bakacağımız en önemli konu YZ’nın kişinin rutinlerine ve ihtiyaçlarına nasıl yerleştiğidir. – Prof. Dr. Nilüfer Narlı

EN ÖNEMLİ RİSK: YAPAY ZEKANIN SÖYLEDİĞİ HER ŞEYİ DOĞRU KABUL ETMEK 

Sosyolog ve Tarihçi Dr. İsmail Öz ise yaşlıların yapay zekaya yönelmesinin arkasında toplumdaki değişimin de etkili olabileceğini ifade ediyor. Öz, özellikle Türkiye’de okuma kültürünün geçmişten bugüne yeterince güçlü olmadığını belirterek, yapay zekanın yaşlı bireyler açısından bilgiye ulaşmanın kolay ve hızlı bir yolu haline gelmiş olabileceğini söylüyor.

Yapay zekayı doğru bir şekilde kullanmak çok önemli. Bu nesil, yani okumayla arası hiçbir zaman iyi olmamış olan nesil, yapay zekayı çok kolay yoldan bilgiye erişmenin bir aracı olarak görüyor. Geçmişin bilgeleri, ailenin bir şekilde onlara fikir ve tecrübe aktaran bilgeleri, yaşlıları, bugün kendileri dışarıdan bu anlamda bir paydaş ya da derttaş arama noktasına gelmiş durumda.Diğer taraftan yapay zekadan alınan bilgiler bazen yanıltıcı da olabiliyor. Bu yanıltıcı bilgilerin farkına varmak, yanıldığı şeyleri görebilmek ve tespit edebilmek de başka bir bilgi, başka bir ilim gerektiriyor. Dolayısıyla buradaki veriyi bir anda doğru olarak kabul etmek, hemen onun üzerine bir hayat inşa etmek veya bazen işte bir zorlukla karşı karşıya kaldığında hemen onun çaresini yapay zekada doğru olacakmış gibi görmek de doğru değil. – Dr. İsmail Öz

Öz, bu durumun tek başına yapay zeka kullanımının nedeni olarak gösterilemeyeceğinin altını çizerken, çekirdek ailenin yaygınlaşması ve yaşlı bireylerin aile içerisinde eskisi kadar geniş bir sosyal çevreye sahip olmamasının da önemli faktörlerden biri olabileceğini düşünüyor.

Diğer taraftan meseleyi bir psikolog çerçevesinden de değerlendirmek gerek. Bu noktada görüşüne başvurduğumuz Psikolog Gözde Yana Seyyar, ailelerin yaklaşımının oldukça önemli olduğunu vurgularken, birlikte öğrenmek ve oluşabilecek risklerin sakince konuşulmasının daha iyi sonuçlar verebileceğini belirtiyor.

Yapay zekadan alınan yanıtı özellikle sağlık, ilaç ve tedavi konularında kesin bilgi gibi görmemek gerekir. Yapay zeka kulağa çok emin gelen ama yanlış bir yanıt da verebiliyor, kullanan kişinin farkındalık düzeyi ve o bilgiyle ne yaptığı çok daha kıymetli örneğim İlaç başlamak, bırakmak ya da doz değiştirmek için doktorun görüşü esas almak yerine yapay zeka ile hareket etmenin sonuçları ağır olabilir. Bir de her sıcak ve anlayışlı yanıtı gerçek bir insanın ilgisiyle karıştırmamak lazım. Yapay zeka yanıt verebilir ama bir yakının sesini duymanın, birlikte oturmanın, yüzyüzeliğin karşılığı değil. – Psk. Gözde Yana Seyyar

YAPAY ZEKA GÜNDELİK HAYATTA BAĞIMSIZLIĞI ARTIRIYOR 

Yaşlı bireylerin yapay zeka kullanmasının olumlu taraflarından biri de gündelik işlerde daha bağımsız hareket edebilmeleri olabilir. Prof. Dr. Nilüfer Narlı, yapay zekanın bir dilekçe taslağı hazırlamak veya teknik bir konuda bilgi edinmek gibi basit görünen işlerde kişinin kendi başına hareket etme kapasitesini artırabileceğini belirtiyor. Burada asıl önemli olanın ise yapay zekanın kişinin hayatında nasıl konumlandığı. Başka bir ifadeyle, teknolojiyi kullanmak tek başına yeterli değil. Yapay zekanın kişinin ihtiyaçlarına ve rutinlerine ne ölçüde dahil olduğu da önemli. Narlı’nın bu konudaki görüşleri ise şöyle:

“Yapay zekâ gündelik yaşamdaki özerkliği destekleyebilir. Bir dilekçe taslağı hazırlamak, teknik konularda bilgiye ulaşmak kişinin gündelik işlerini yürütme kapasitesini artırabilir. Burada bakacağımız en önemli konu YZ’nın kişinin rutinlerine ve ihtiyaçlarına nasıl yerleştiğidir. YZ’nın sohbet amaçlı kullanımı, yalnızlık ve bakım ilişkileri açısından olumlu ve olumsuz sonuçlar doğurabilir. Yapay zekâyla konuşmak bazı kişiler için kendini ifade etme, zaman geçirme veya gündelik bir etkileşim kurma yolu olabildiği gibi, sosyal izolasyonu arttırabilir.”

YAŞLILAR İÇİN YAPAY ZEKA EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMLİ

Her yaştan kullanıcıda olduğu gibi özellikle yaşı ilerleyen kullanıcıları yapay zekayı kullanma konusunda doğru yönlendirmek oldukça önemli. Özellikle farklı platformlarda ortaya çıkan yanlış yönlendirmeler ve istismar bu konuyu daha da önemli kılıyor.

Prof. Dr. Nilüfer Narlı, yaşlı kullanıcılara yapay zekayı kullanma konusunda bilgi vermenin önemine dikkat çekiyor:

“Yaşlı nüfusun güvenli YZ kullanımı için onlara eğitim verilmesi, yanıtları kontrol etme, kişisel verileri koruma ve gerektiğinde insan uzmanına başvurma pratiklerine başvurmanın önemi anlatılmalıdır.”

TÜİK’in ortaya koyduğu veriler, yapay zekanın Türkiye’de yalnızca gençlerin kullandığı bir teknoloji olmaktan çıktığını gösteriyor. Ancak kullanım oranındaki artış, tek başına olumlu veya olumsuz bir tablo anlamına gelmiyor. Yapay zekanın yaşlı bireylerin hayatını kolaylaştırması, bilgiye erişimini artırması ve gündelik işlerde bağımsızlığını desteklemesi mümkün. Aynı teknoloji yanlış bilgiye güvenme, kişisel verileri paylaşma, sağlık konusunda hatalı yönlendirmelere uyma veya gerçek sosyal ilişkilerin yerini yapay etkileşimlerin alması gibi riskleri de beraberinde getirebiliyor.

Prof. Dr. Nilüfer Narlı bu nedenle yaşlı bireylere yalnızca yapay zekanın nasıl kullanılacağının değil, verilen cevapların nasıl kontrol edileceğinin de öğretilmesi gerektiğini belirtiyor. Kişisel verilerin korunması ve gerektiğinde insan uzmanlara başvurulması da bu eğitimin önemli parçaları arasında yer alıyor. Psikolog Gözde Yana Seyyar, yaşlılardaki yapay zeka kullanımındaki artışın, bu teknolojiye uyum mu, yoksa sosyal devletin ve aile bağlarının zayıflamasının bir sonucu mu olduğu konusundaki görüşlerin tek bir nedene bağlanamayacağını söylüyor:

“Bir insan bir yapay zekaya içini döküyorsa, yalnızca yeni bir teknoloji mi deniyordur; yoksa karşısında yargılanmadan dinleneceği bir alan mı arıyordur? Bazen ikisi birden olabilir. Burada yapay zekayı hemen şeytanlaştırmak da onu insan ilişkisinin yerine koymak da aceleci olur. Asıl mesele, bu araçla nasıl bir ilişki kurduğumuz ve çevremizdeki insanlarla bağımızın ne durumda olduğu.”

‘YALNIZLIĞI BİR SÜRELİĞİNE HAFİFLETEBİLİR’

Yaşlıların yapay zekayı yalnızlığın bir tesellisi olarak görebileceği konusunda da sorularımızı yanıtlayan Psikolog Gözde Yana Sayar, teknolojinin yalnızlığı bir süreliğine hafifletebileceğini, insana merak ettiği bir konuda eşlik edebileceğini, düşüncelerini toparlamasına yardım edebileceğini belirtiyor. Fakat yalnızlığın temelinde görülmeme, paylaşamama ya da hayatın içinde yeterince yer bulamama varsa, ekrandan gelen yanıtın bu ihtiyacı bütünüyle karşılamasının oldukça zor olduğunun da altını çiziyor. Sayar;

Bir sistemin her an cevap vermesi, bir insanın gerçekten orada olmasıyla aynı şey değil. Yine de yapay zekayla kurulan bağa küçümseyerek bakmamak gerekir. İnsan bazen cevaptan önce, anlatabileceği bir alan arar. Bu alanın yapay zeka olması, o ihtiyacın gerçek olmadığı anlamına gelmez. Bize düşen, bu ihtiyacı yalnızca teknolojiye çözüme kavuşturmanın ne anlama geldiğini anlamak..Yaşlılar için çağa uyum sağlamak ve dijitalleşmek ne kadar önemli? Bu soru genç yaşlı fark etmeksizin insanlar üzerinde büyük bir baskı yarattığını görüyorum.Çağa uyum sağlamak, insanın her yeni teknolojiyi kullanmak zorunda olması demek değil. Ama değişen dünyadan bütünüyle kopmamak,yakınlarıyla iletişim kurabilmek, bilgiye ve hizmetlere erişebilmek, kendi kararlarını verirken kendini daha yeterli hissetmek açısından önemli buluyorum. Yeni bir şey öğrenmek, belli bir yaştan sonra da merakı ve zihinsel canlılığı besleyebiliyor.

Türkiye’de yapay zeka kullanımının önümüzdeki dönemde yaş gruplarının tamamında daha da yaygınlaşması beklenirken, tartışmanın yalnızca “Kimler yapay zeka kullanıyor?” sorusuyla sınırlı kalmaması gerekiyor. Yaşlı bireylerin bu teknolojiyi ne amaçla kullandığı, ne kadar bağımsız kullanabildiği ve yapay zekanın verdiği bilgiyi ne ölçüde sorgulayabildiği de en az kullanım oranları kadar önemli hale geliyor.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250r
    300x250r