

Avrupa, iklim değişikliğine bağlı rekor sıcaklıklar ve şiddetli kuraklık etkisiyle derin bir enerji kriziyle boğuşuyor. Özellikle Avrupa’nın iki büyük nehri olan Ren ve Tuna’da su seviyeleri tarihi dip seviyelere düşerken, enerji üretiminde ciddi sınırlandırmalar yaşanıyor. Romanya’da Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin kritik seviyelere inmesiyle Cernavoda Nükleer Santrali’nin tek çalışan reaktörü ilk kez devre dışı bırakıldı. Fransa, Macaristan ve Sırbistan gibi ülkelerde de nehir suyu seviyesindeki düşüş nedeniyle nükleer ve hidroelektrik santrallerde üretim azaldı. Avrupa’nın enerji güvenliğini tehdit eden bu krizi ve Türkiye’nin rolünü Haber7‘ye değerlendiren Türkiye Enerjileri ve Stratejileri Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Avrupa’nın pandemi döneminden bu yana enerji alanında yaşadığı krizlerden negatif etkilendiğini ve kırılganlığının çok yüksek olduğunu aktaran Akyener, “Günümüzde yeni sürece baktığımızda şu aşikar ki Avrupa en kurak ve en az yağış aldığı yazlardan bir tanesini yaşıyor ve Avrupa’da birçok nehrin seviyesi 1988 yılından bu yana en düşük seviyelere ulaşmış durumda.” değerlendirmesinde bulundu.
Nehirlerdeki su seviyesinin düşmesinin hidroelektrik ve nükleer kapasiteyi doğrudan etkisi altına aldığına işaret eden Akyener, şunları kaydetti:
“Nükleer tesisler eğer nehir suyunu soğutma suyu olarak kullanıyorsa, nehir suyu seviyesindeki azalma veya su sıcaklığındaki yükselme tesisi kapatma durumuna dahi giden sonuçlarla karşı karşıya bırakabiliyor. Avrupa Birliği gibi elektrik denklemini nükleerle sağladığı birçok ülkeyi ihtiva eden bir yapıda bu tarz kuraklıklar gerçekten süreci negatif etkiliyor.”
Fransa’nın elektriğinin yüzde 80’ini nükleerden ürettiğine ve bu tesislerin nehir suyuyla soğutulduğunu anlatan Akyener, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan’daki santrallerin de üretimlerini azalttığını belirtti. Romanya’daki duruma ilişkin çarpıcı bir detayı paylaşan Akyener, “Özellikle Romanya’da ordu nehir yatağını açabilmek için patlayıcı kullanma operasyonu dahi düzenlemiş durumda ki bu sayede nükleer tesise daha fazla su gidebilsin.” diye konuştu.
Avrupa’da su kullanımı kısıtlanıyor
Macaristan’daki su seviyesindeki azalmanın ülkenin elektriğinin büyük kısmını karşılayan nükleer santralin bir ünite hariç bütün ünitelerini durdurma noktasına getirdiğini sözlerine ekleyen Akyener, “Yapılan açıklamalara göre eğer nehir seviyesi 1 santimetre daha düşse son santral de, son reaktör de durdurulmak zorunda kalacaktı. Şu an gerçekten kuraklık ve yağış rejimi sebebiyle Avrupa’nın ne kadar zora düştüğünü görmekteyiz.” ifadelerini kullandı.
Avrupa’nın suyu buharlaştı! Son 50 yılın en kötüsü
Avrupa Birliği ülkelerinin kendi aralarındaki dağıtım sisteminden elektrik alabildiğini ancak bunun tüm Avrupa’da fiyatların yükselmesi anlamına geldiğini ifade eden Akyener, Türkiye’nin bu krizdeki rolünü değindi. Türkiye’nin Avrupa Birliği enterkonneksiyon sistemine Yunanistan ve Bulgaristan üzerinden bağlı olduğunu hatırlatan Akyener, şöyle konuştu:
“Tabii bu bağlantı kapasitesi Avrupa Birliği’nin derdine derman olacak boyutlarda değil. Hatta genel anlamda kıyaslama yapıldığında devede kulak mahiyetinde şu anki kapasite. Yani yaklaşık 150 ila 300 megavat bandında bir ihracat yapabilmesi Türkiye’nin şu anki mevcut iletim hatları kabiliyetleri perspektifinden okunduğunda mümkün.”
Uzun vadede Avrupa Birliği’nin Türkiye ile işbirliği yapma potansiyelinin farkında olduğunu söyleyen Akyener, “Dolayısıyla artık Türkiye’nin enerji diplomasisini bu bağlamda kurgulaması, yaşanan enerji krizleri anlamında da Avrupa’ya ‘Bakın bundan sonraki süreçlerde de size biz fazlasıyla destek sağlayabiliriz’ şeklinde elektrik alanındaki kabiliyetlerin, iletim kabiliyetlerinin de geliştirilmesi bence Avrupa Birliği ile alakalı önemli bir atılım olacaktır.” dedi.
“AKKUYU KURAKLIK SÜREÇLERİNDEN ETKİLENMEYECEK”
Avrupa Birliği’nin yenilenebilir enerjiden üretilen elektriği almak istediğini ve sınırda karbon vergisi uyguladığını dile getiren Akyener, Türkiye’nin yeşil sertifikalı elektrik üretim kapasitesinin bir hayli geliştiğinin altını çizdi.
Yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin durumuna da değinen Akyener, “Akkuyu nükleer santrali deniz suyunu soğutma suyu olarak kullandığı için Avrupa’daki nükleer santraller gibi bu kuraklık süreçlerinden etkilenmeyecek. Tabii ki deniz suyu sıcaklıkları yükseliyor ama Akkuyu’nun tasarımı zaten ona göre yapıldı.” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji dağılımının çok daha rahat yönetilebilir bir kurgu üzerine dizayn edildiğine dikkat çeken Akyener, “Türkiye bu krizlerden çok daha az etkilenir bir formata sahip. Dolayısıyla şu an diplomatik anlamda ilgili kanalları kullanarak Avrupa Birliği ile yeni bir elektrik alanında işbirliği sürecini başlatmak için bence tam zamanı. Bu bağlamda Türkiye’de önemli atılımlar yapılabilir. Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye hiç olmadığı kadar ihtiyacı var.” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM
3 dakika önceGÜNDEM
9 dakika önceGÜNDEM
19 dakika önceGÜNDEM
57 dakika önceGÜNDEM
1 saat önceGÜNDEM
1 saat önceGÜNDEM
1 saat önce
1
Enver Aysever’den Erdoğan’a destek: Bak birader, adamın tepesini attırma!
268 kez okundu
2
Kırıkkale’de vahşet! Damat, kayınpederi ve kayınvalidesini bıçakla yaraladı
209 kez okundu
3
İstanbul Boğazı’ndan 2 saat arayla 2 erkek cesedi çıkarıldı! Kimlikleri belli oldu
179 kez okundu
4
Son dakika: Trump’ın Türkiye sözleri! Erdoğan: Doğru söze ne denir? Tespitler yerinde
166 kez okundu
5
SON DAKİKA HABERLER | Bir çocukları vardı… Kocasını kalbinden bıçakladı! | Son dakika haberleri
154 kez okundu